Bugun...
SON DAKİKA

İmar Barışı - 26 Ocak 2019

 Tarih: 26-01-2019 00:49:00
Zülkef YEŞİLBAHÇE

Barış kelimesi bizlere ilk olarak sevgiyi, saygıyı, karşılıklı anlayışı, hoşgörüyü, huzur ve mutluluğu çağrıştırır. Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk boşuna söylememiştir Yurtta barış dünyada barış diye. Yaşadığımız son 15–20 yıldır özellikle çevremizdeki ülkelerde meydana gelen insan kıyımları dünyada barışın değil, özellikle İslam ülkelerinde kardeşin kardeşi katlettiği bir dönemi yaşıyoruz. Bu durum da haçlıların işine geliyor. Dileğimiz ülkemizde ve dünyada barışın yaşanması.

Neyse biz dönelim yazımızın başlığına; İmar barışı ilk açıklandığı günlerde birçok vatandaş şu yorumlarda bulundu, ben de dâhil; İktidarın elinde satacak başka bir şey kalmadı, para toplamak için bu yola başvurdu. Tek bir pencereden konuya bakıldığında evet bunun için yaptılar diyebilirsin. Ancak olayı biraz daha derinlemesine ve etraflıca incelediğinizde, sadece para toplamak için olmadığını göreceksiniz. Birinci etapta bu güne kadar kayıtlı olmayan yapılar kayıt altına alınıyor. Kaçak veya dolambaçlı yollardan elektrik su alanlar yasal yollardan elektrik ve suya kavuşuyor. Bir veya iki kat diye ruhsat alarak yaptığı binasının üzerine kaçak olarak yaptığı katlar da kayıt altına alınıyor. Buna benzer diğer artıları var.

İmar barışı bildirimde bulunulan binalara dokunulmazlık getirmiyor. Özellikle imar durumu belirlenmiş ve diğer alanlardaki yapılarla ilgili 3194 sayılı imar kanunundaki yaptırımlar aynen yürürlükte. 1/1000 uygulamalı imar planına uygun olmayan binalar zamanı geldiğinde karşılıklı anlayıştan sonra yıkılmayacak diye bir durum söz konusu değil.

Çevre ve şehircilik bakanlığı bu konu üzerinde ön araştırmalar yapmış ki böyle bir yola başvurmuş. Bu konuda başvurular yoğun ki iki defa süre uzatıldı. En son başvuru tarihi 15 Haziran 2019 olarak belirtildi. Sayın Çevre ve Şehircilik bakanı Murat Kurum beyin ifadelerine göre 2018 de başvuruların sayısı 10 milyonu bulmuş. Bu sayı Bursa ilinde 500 bin civarında olduğunu basından öğreniyoruz. Halen müracaatlar devam ediyor. Dilerseniz şimdi biraz durup düşünelim; Milyonlarla ifade edilen bu binaları yıkarak milli serveti yerle bir ederken o aileleri perişan etmek yerine, böyle bir yola başvurmak daha geçerli değimlidir. Çünkü milyonlarca binayı yıkmanız mümkün değildir. Göstermelik için birilerinin evini yıkıp diğerlerinin evini yıkmamak anayasanın 10. maddesindeki eşitlik ilkesine aykırı değimlidir. Efendim bu uygulama kaçağı teşvik edecektir. Ey muhterem ülkede kaçak yapılaşma 50 yıldan beri siyasi çıkarlar için vardır. Bu günün veya bu iktidarın sorunu değildir. İktidar bu konuda isabetli bir karar almıştır. Bu yazımdan kimse şu sonucu çıkarmasın. Abi sen kaçak yapılaşmadan mı yanasın; Kesinlikle hayır. İktidarlar olarak vatandaşa evini yapabileceği yeri uygun proje ve düşük ruhsat maliyeti ile göstermez ise, kaçakçılık devam edecektir.Kaçak yapılaşmanın sorumlusu vatandaş değil iktidarlardır. Benzer uygulama yeminli bürolar vasıtası ile1983 yılında Merhum Turgut Özal döneminde de getirilmişti. İmar Barışı beyanda bulunulan binalara dokunulmazlık getirmemektedir. Ana amaç kaçak göçekleri ortaya çıkarmak kayıt altına almaktır. Ben sade bir vatandaş olarak bu görüşteyim.

  Bu yazı 10951 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI