Av. Veysel Tayyar
Av. Veysel Tayyar
veyseltayyar@kentgazetesi.com
Ayasofya Zaferimiz..
  • 0
  • 13 Temmuz 2020 Pazartesi
  • +
  • -

 

Ayasofya Kilisesi’nin in­şasına ilk önce Büyük Konstantin niyet etmiş, hatta bazı tarihî kaynaklara göre ilk temelleri de kendisi atmıştır. Fakat Ayasofya’nın inşasının bitirilip açılması oğlu Konstantin zamanına denk gelmiş ve bu büyük kilise 15 Şubat 360 yılında muhteşem bir merasimle ibadete açılmış­tır.

Kilise ilk başta, İstanbul’daki kiliselerden daha büyük olduğu için “Megale Ekklesia” adını taşımış, “Tanrı’nın Hikmeti” anlamına gelen bugünkü “Hagiya Soptda (Ayasofya)” adını ise sonradan almıştır.

Ayasofya adındaki “aya” sözcüğü “kutsal, azize”, “sofya” sözcüğüyse herhangi bir kimsenin adı olmayıp Eski Yunancada “bilgelik” anlamındaki sophos sözcüğünden gelir. Dolayısıyla “aya sofya” adı “kutsal bilgelik” ya da “ilahî bilgelik” anlamına gelmekte olup Tanrı’nın üç niteliğinden biri sayılır.

9 Haziran 404 yılında ih­tilâlciler tarafından yakılıp tahrip edilmesi üzerine Ayasofya 10 Ekim 415 yılında İmparator H. Teodosius tarafından yeniden yaptırılıp ibadete açılmıştır.

13-14 Ocak 532 gecesi çıkan bir yangında Aya­sofya, bulunduğu mahalleyle beraber yeniden tamamen yanmış, bunun üzerine İmparator Justinianus tarafından yeni bir şekle sokularak tamir ve ihya edilmiştir.

Bizans İmparatorunca yeniden inşa edilen patrik katedrali Ayasofya, 1453 yılında İstanbul’un Osmanlılar tarafından fethedilmesinden sonra Fatih Sultan Mehmet Han tarafından camiye dönüştürülmüştür.

Fatih Sultan Mehmet, o zamanlar harap vaziyette olan Ayasofya’yı derhal temizleterek camiye dönüştürmüş ancak adının değiştirilmesini istememiştir. Bu, Sultan Mehmet’in tarif edilmez hoşgörüsünün en güzel delillerindendir.

Fetihten hemen sonra ilk geldiği yer olarak Ayasofya’ya gelen Mehmet, burada ilk ezanı bizzat kendisi okuyup iki rekat şükür namazı kılarak bu güzel yapının camiye dönüştürüldüğünü ilan etmiştir.

1930 ile 1935 yılları arasında restorasyon çalışmaları nedeniyle halka kapatılan Ayasofya’da Mustafa Kemal Atatürk’ün emriyle bir dizi çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmalar arasında çeşitli restorasyonlar, kubbenin demir kuşak ile çevrilmesi ve mozaiklerin ortaya çıkarılıp temizlenmesi sayılabilir.

Restorasyon sırasında Ayasofya’nın, yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin laiklik ilkesi doğrultusunda, yapılış amacı olan kiliseye tekrar çevrilmesi konusunda fikirler ortaya atılmışsa da bölgede yaşayan Hristiyan sayısının çok az olmasından dolayı oluşan talep yetersizliği, bölgede bu denli görkemli bir kiliseye karşı yapılabilecek muhtemel provakasyonlar ve mimarinin tarihî önemi göz önüne alınarak Bakanlar Kurulu’nun 24 Kasım 1934 tarih ve 7/1589 sayılı kararıyla müzeye çevrilmiştir. 1 Şubat 1935’te ziyarete açılan müzeyi Atatürk 6 Şubat 1935 tarihinde ziyaret etmiştir.

Ayasofya’nın tekrar cami olma süreci ilk olarak 2005 yılında başlamış, 2005 yılında yargıya taşınan olay Danıştay 10. Dairesi tarafından reddedilmiştir. 2016’da tekrar açılan dava da Haziran 2018’de açıklanan karar ile aynı şekilde sonuçsuz kalmıştır.

Ekim 2016’da Müze’nin ibadete açık olan bölümü Hünkar Kasrı’na, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından uzun yıllardan sonra ilk kez asaleten imam atanmıştır. 2016 itibarıyla Hünkar Kasrı bölümünde vakit namazlar kılınmaya ve minarelerinden Sultanahmet Camii ile 5 vakit çifte ezan okunmaya başlanmıştır. 29 Mayıs 2020 tarihinde İstanbul’un Fethinin 567. yıl dönümünde Fetih Suresi okunmuştur. Bu gelişmelerin ardından Ayasofya’nın cami olma süreci tekrar gündeme gelmiştir.

Vakıflar Tarihi Eserlere ve Çevreye Hizmet Derneği’nin “Ayasofya’nın camiden müzeye dönüştürülmesine yönelik Bakanlar Kurulu kararının iptali” istemiyle Danıştay’da dava açması üzerine 2 Temmuz 2020 tarihinde duruşma gerçekleştirilmiş ve 10 Temmuz 2020 tarihinde Danıştay 10. Dairesi, Ayasofya’nın camiden müzeye dönüştürülmesine dair 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararını “Ayasofya’nın vakıf senedindeki cami vasfı dışında kullanımının ve başka bir amaca özgülenmesinin hukuken mümkün olmadığını” belirterek iptal etmiştir. 

İşte bunun üzerine 2729 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile Ayasofya, Diyanet İşleri Başkanlığı‘na devredilerek tekrar cami statüsüne dönmüş oldu. Bu gelişme sonrası UNESCO, Dünya Mirasları Listesi’nde yer alan Ayasofya’nın korunma statüsünün gözden geçirileceğini açıkladı.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?