Av. Veysel Tayyar
Av. Veysel Tayyar
veyseltayyar@kentgazetesi.com
Düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti
  • 0
  • 08 Temmuz 2020 Çarşamba
  • +
  • -

 

Düşünce, insanı evrendeki diğer tüm varlıklardan ayıran en önemli yetidir. İnsan, doğduğu andan öldüğü ana kadar daima araştırmak, keşfetmek ve düşünmekle meşgul olacaktır. İnsanı diğer canlılardan ayıran başka bir yeti de konuşmaktır. Ne var ki sesleri tesadüf olmaksızın yan yana getirerek anlamlı kelimeler ve cümleler oluşturmak da yine düşünmek sayesindedir.

Gerek kişinin gerekse toplumun kendisini geliştirebilmesi için kişilerin özgürce düşünebilmesi ve hür iradeleriyle hareket edebilmesi gerekmektedir. Fikirlerine kelepçe vurulmuş bir bireyin kendisine herhangi bir faydası olamayacağı gibi topluma da faydası olmayacaktır. Düşünmek, üretmenin ilk adımıdır. Öyleyse ilk zamanlardan bu yana toplumların gelişip büyümesinde en önemli faktörlerden biri düşünce özgürlüğünün varlığıdır.

Günümüzde insan toplumlarının büyük bir hızla gelişmesi, düşüncenin toplumsal ortamda karşılıklı etkilenmeler sonucunda yepyeni biçimlere girmesi, düşünce özgürlüğünün bugün için daha fazla bir önemle ele alınmasını zorunlu kılmıştır.

***

Şüphesiz herkes dilediğini düşünmekte, dilediği konuda fikir üretmekte özgürdür. Hiç kimse aklındakiler sebebiyle yargılanamaz. Bu şey suç teşkil eden bir eylem dahi olsa henüz düşünce aşamasında olduğundan icrasına başlanmış sayılmayacak ve suç işlemeyi düşünen bir kişiyi sırf bu sebeple cezalandırmak da mümkün olmayacaktır.

Kişi, düşündüğü şeyleri çeşitli yollarla açıklarken ve yayarken de özgürdür. Bu özgürlük, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde anayasal bir haktır. Öyle ki Anayasa’nın 26. maddesi “Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar. Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayımların izin sistemine bağlanmasına engel değildir.” hükmünü havidir.

Fakat temel hak ve hürriyetler, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün, millî egemenliğinin, Cumhuriyetin, millî güvenliğin, kamu düzeninin, genel asayişin, kamu yararının, genel ahlâkın ve genel sağlığın korunması amacı ile ve ayrıca Anayasanın ilgili maddelerinde öngörülen özel sebeplerle, Anayasanın sözüne ve ruhuna uygun olarak kanunla sınırlanabilir. Temel hak ve hürriyetlerle ilgili genel ve özel sınırlamalar demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı olamaz ve öngörüldükleri amaç dışında kullanılamaz. Diğerlerinde olduğu gibi düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinde de belli bazı sınırlamalar söz konusudur.

Anayasa’nın 26. maddesinin devamı aynen şöyle söylemektedir:

“Bu hürriyetlerin kullanılması, millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması, Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir.”

Bütün özgürlüklerde olduğu gibi düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğünün de en bilinen sınırı, başkalarının özgürlüğüdür. Buna göre, dışa vurulan düşünce ile başkalarının yaşamı, düzeni, kişiliği olumsuz biçimde etkileniyorsa, böyle bir düşünce açıklaması özgürlük kapsamında değerlendirilemeyecektir.

Yine devletin gizli bilgilerinin ve sırlarının açığa çıkarılması da düşünce özgürlüğü kapsamında değildir. Devletin bütünlüğünü korumak amacıyla bu konuda düşünce özgürlüğüne kısıtlama getirilmiştir.

Bir düşünce açıklaması, diğer insanları suç işlemeye sevk ediyorsa yani tahrik veya teşvik edici nitelikte ise düşünce özgürlüğü kapsamının dışında kalıyor demektir.

Son olarak, düşünce açıklamasının “ulusal güvenliği” tehdit eder nitelikte olmaması gerekmektedir. Burada sınırlama konusu, devletin varlığına son vermeye yönelik yıkıcı eylemlere çağrıda bulunma ve bu tür eylemlere insanları kışkırtma niteliğindeki düşünce açıklamalarıdır.

ULUSLARARASI VE ULUSAL-ÜSTÜ METİNLERDEKİ SINIRLAMA HÜKÜMLERİ

1) İnsan Hakları Evrensel Bildirisi

İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’nin 19. maddesi, düşünce özgürlüğünü temel bir insan hakkı olarak bütün yönleriyle düzenlemiştir:

“Herkesin fikir ve anlatım özgürlüğüne hakkı vardır. Bu hak, fikirlerinden ötürü rahatsız edilmemek, ülke sınırları söz konusu olmaksızın haber ve fikirleri her yoldan aramak, elde etmek ve yaymak hakkını içerir”.

Bildiride düzenlenen bütün hak ve özgürlükler için geçerli bir hüküm olan 30. madde, “Bu Bildiri’nin hiçbir hükmü, herhangi bir devlete, zümreye ya da kişiye, Bildiride açıklanan hak ve özgürlükleri yok etmeye yönelik bir faaliyete girişme ya da eylemde bulunma hakkını verir şekilde yorumlanamaz” demek suretiyle, “özgürlüğü yok etme özgürlüğü”nün kabul edilemez olduğunu bildirmiştir.

Ayrıca, Bildiri, bu genel kayıt dışında, 29. maddede, özgürlüklerin kullanımında özel kayıtlar getirmiştir. Gerçekten Bildiri’de, hak ve özgürlüklerin kullanımının, başkalarının özgürlükleri ve demokratik bir toplumda ahlâk, kamu düzeni ve genel refahın haklı gereklerini yerine getirmek amacıyla sınırlanabileceği bildirilmiştir.

  1. İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi

İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin 10. maddesinin II. fıkrası şu düzenlemeye yer vermektedir:

“Kullanılması görev ve sorumluluk yükleyen bu özgürlükler, demokratik bir toplumda, zorunlu tedbirler niteliğinde olarak, ulusal güvenliğin, toprak bütünlüğünün veya kamu güvenliğinin korunması, asayişsizliğin veya suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlâkın, başkalarının şöhret ve haklarının korunması, gizli kalması gereken haberlerin yayılmasına engel olunması veya yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması için kanunla öngörülen bazı formalitelere, şartlara, sınırlamalara ve yaptırımlara bağlanabilir. …”

Burada belirtilen sınırlandırma nedenleri, bir bakıma düşünce ve ifade özgürlüğünün doğal sınırlarını oluşturmaktadır.

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?