Av. Veysel Tayyar
Av. Veysel Tayyar
veyseltayyar@kentgazetesi.com
“GEÇİCİ VELAYET” NEDİR?
  • 0
  • 15 Ocak 2020 Çarşamba
  • +
  • -

Pek kıymetli okurlarım,

Açılmış olan boşanma davası sonunda şartları varsa tarafların boşanmalarına karar verileceği gibi varsa müşterek çocukların velayetlerinin durumu da karara bağlanır. Buna göre mahkeme boşanma kararının kabulüyle birlikte, çocuğun veya çocukların anne ya da babada kalacağına yahut bazılarının annede bazılarının babada bırakılacağına hükmedecektir.

Türk Medeni Kanunu’nun 336/1. maddesi “evlilik devam ettiği sürece anne ve baba velayeti birlikte kullanır”hükmünü havidir. Öyleyse taraflar boşanma aşamasındayken kural velayetin birlikte kullanılmasıdır. Ancak aynı maddenin ikinci fıkrası ise açıkça “ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hâli gerçekleşmişse hâkim, velâyeti eşlerden birine verebilir”ifadesini kullanarak birinci fıkradaki kurala istisna getirmiştir. Öyle ki ortak hayatın sona ermesi ve ayrılık kavramları boşanma kavramlarından farklı kavramlardır.

Boşanma kararı alan tarafın ya da tarafların aynı evde yaşamayıp ortak yaşantılarına son vermesine ortak hayatın sona ermesi denmektedir. Ayrılık kararı ise tarafların kısa bir süreliğine ayrı yaşamak istediklerini mahkemeye bildirmeleri halinde mahkemece verilebilecek olan karardır. Öyleyse ortak hayatın sona erdiği veya ayrılığın var olduğu durumlarda da mahkeme çocuğun velayetini taraflardan birine verebilecektir.

Ancak velayetin boşanma davası süresince taraflardan birine bırakılması demek velayetin dava sonunda da o kişiye bırakılacağı anlamına gelmemektedir. Yani velayetin geçici olarak taraflardan birine bırakılması ile nihai olarak velayetin belirlenmesi kurumları birbirine karıştırılmamalıdır.

Hâkim gerek geçici gerekse nihai velayet durumunu belirlerken, tarafların kişiliklerini, çocuğun yaşını, ihtiyaçlarını ve tarafların sosyo-ekonomik durumunu dikkate alarak bir karar verecektir.

Boşanma davası devam ederken yahut sona erdiğinde velayet hakkını alamayan anne veya babanın, elbette ki çocukla kişisel ilişki kurma hakkı mevcuttur. Hâkim, velayet hakkını vermediği tarafın çocukla hangi günlerde ve ne kadar süre ile kişisel iletişim kuracağını da bizzat düzenleyecektir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2011/18097 K. sayılı kararında geçici velayet ya da diğer adıyla tedbiren velayet ile ilgili olarakşu ifadelerle hüküm kurmuştur:

“Türk Medeni Kanunu’nun 197/son maddesine göre, eşlerin birlikte yaşamaya ara vermesi durumunda; eşlerin ergin olmayan çocukları varsa hâkimin, ana ve babayla çocuklar arasındaki ilişkileri düzenleyen hükümlere göre, gereken önlemleri alacağı öngörülmüştür. Bu durumda, eşler halen evli olsalar bile gerekmesi halinde hâkim velayetin birlikte kullanılmasına (TMK. md. 336/1) müdahaleyle geçici velayet düzenlemesi yapılarak velayeti ana veya babadan birinin üstlenmesine karar verilebilir. Velayet kamu düzenine ilişkindir. Velayet düzenlemesinde aslolan çocuğun sağlık, eğitim ve ahlaki bakımdan yararıdır. Davacı baba, annesi yanında bulunan müşterek çocukların şiddete maruz kaldığını ileri sürerek, bu hususta Cumhuriyet Savcılığına şikâyette bulunduğunu bildirmiş ve adli raporlarla şiddet iddiasına yönelik verilmiş olan koruma kararını delil olarak sunmuştur. İddianın gerçekleşmesi durumunda, belirtilen olaylar velayetin değiştirilmesi veya kaldırılması sebebi olur. Velayete ilişkin düzenleme henüz kesinleşmeden böyle bir durumun ortaya çıkması halinde hâkim, çocuğun yararını gözeterek düzenlemeye re’sen müdahale ederek değiştirebilir. O halde, mahkemece; davalı tarafından bildirilen ve dosyaya örnekleri sunulan Samsun Cumhuriyet Savcılığının K. 2011/104 (D.iş) esas sayılı dava dosyası da değerlendirilerek; gerektiğinde psikolog pedagog ve sosyal çalışma uzmanlarından yeniden görüş alınmak suretiyle geçici velayet düzenlemesi yapılması gerekir. Açıklanan şekilde inceleme yapılarak, gerçekleşecek sonucuna göre işlem yapılmak üzere davalının temyiz isteğinin kabulüyle hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.”

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?