Av. Veysel Tayyar
Av. Veysel Tayyar
veyseltayyar@kentgazetesi.com
İnsan mıyız?
  • 0
  • 22 Temmuz 2020 Çarşamba
  • +
  • -

Neredeyse her sabah aynı haberlerle uyanmaktan, aynı acıya düşmekten bıktık. Biz bıktık ama birileri can yakmaktan, can almaktan bir türlü vazgeçmedi.

Pınar Gültekin..

Henüz 27 yaşındaydı. Muğla’da üniversite öğrencisiydi. Geçtiğimiz hafta bir arkadaşıyla birlikte alışveriş merkezinden ayrılırken görüldü. Kendisinden bir daha da haber alınamadı. Dün sabah ormanlık bir alanda cansız bedenine rastlandı. Kuvvetle muhtemel boğularak öldürülmüştü.

Gencecik bir ruh, gencecik bir bedenden yine böyle ayrıldı.

Kaç kez daha aynı acıyı yaşayacağız?

Kaç Pınar daha kaybedeceğiz?

Kaç çiçek daha henüz tomurcukken koparılacak dalından?

Bu caniliğe bir dur demeyecek miyiz?

Lafa gelince pek gelişmiş bir ülkeyiz. Zihnimiz, zihniyetimiz, düşünce tarzımız değişip gelişmediği sürece yüz bin farklı model araba üretmişiz kime ne faydası var?

Aklımızın kontrolünü kaybetmişiz.

Dümdüz uçuruma doğru sürükleniyoruz. Saygı, sevgi, hoşgörü, merhamet, vicdan hak getire. Ayrılırsa tehdit ederim, barışmazsa da öldürürüm. Mantalitemiz bu. Erkeğim, yaparım. Ne ala memleket. Külhanbeyi modeli uyguluyoruz ülkece.

Erkeklik hep kışkırtılmış, kadınlık hep bastırılmış canım Türkiyemde.

Farklı cinsiyetlerin çocukluğunda başlamış daha bu.

Kız çocuk regl olunca susup utanmış, erkek çocuk sünnet olunca davullar çalınmış düğünler yapılmış.

Kız çocuk daha iki-üç yaşındayken aman oranı açma aman buranı gösterme diye ayıplanmış; erkek çocuk yarı çıplak soyulmuş, “göster bakalım amcana” deyip bir de gururlanılmış.

Kız çocuğa giydirilen eteğin boy hesabı yapılırken, erkek çocuk evin içinde çıplak gezmiş oynamış.

Sonra ne olmuş?

Erkek kendini üstün sanmış. Benim yaptığım ayıp olamaz demiş, ne varsa kendine hak bayram zannetmiş. Ben erkeğim demiş ya, kelli felli koca adam. Oysa alt tarafı bir kadın. Yemek yapar, siler süpürür, kula kulluk eder. İşte bu kadar. Vazifesi budur. Beklentisi, söz hakkı olamaz.

Kışkırtılmış erkeklik tam da bu işte. Erkek dediğin daha küçükken erkekliğiyle abartılır övülür. Erkek o ya, bak göster amcana da erkek görsün der babası. Çocuğa o yaşta bu travmayı yaşatır işte. Sonra kadınla erkek eşit olabilir mi o adam için?

Kadın öyle oturamaz, kadın böyle yürüyemez, kadın dediğin susar, kadın kahkahayla gülemez, kadın dediğin böyle olur, kadın kısmı şöyle yapar… Erkeklik deyince aklına ilkin uçkuru gelenlerin ufacık beyinleri böyle kurallara hükmeder sonra kendince.

Ne yapmalıymış kadın dediğin? Metrobüste erkek mi taciz etmeliymiş? Gözlerini dikip sapıklık mı yapmalıymış? Öldürüp yakmalı mıymış? Yoksa gitar kutusuna mı koymalıymış? Ders veren zihniyetin yaptığı bu şeyleri mi yapmalıymış?

Bu işin erkeği kadını yok canım arkadaşım. Artık bunu bir anla. Sen erkeksin yaparsın o kadın yapamaz diye bir şey yok. Elimin kiridir diyemezsin. Sabunlu suda 20 saniye yıkayınca geçmez kadına kaldırdığın o ellerinin pis kiri.

Güya yüzyıllar önce Avrupa’ya medeniyeti temizliği biz öğretmişiz.

Çok şükür elimizi yüzümüzü temiz tutmayı atalarımızdan öğrenmişiz da vicdanımızı haysiyetimizi temiz tutmayı maalesef öğrenememişiz.

Hangi din, hangi kitap müsaade etmiş kadına el kaldırmayı? Hangi Kanun’da yer verilmiş erkeğin üstünlüğüne? Kim çıkıp demiş vur kır öldür diye?

Vatan millet deyince mangalda kül bırakmayız. Atalarımızla övünmeyi de pek iyi biliriz biz. Kağanlar zamanında hatunlara gösterilen hürmeti bilmeyiz ama. Anadolu’ya adını veren analarımızın birer kadın olduğunu unutuveririz.

Fatma Demir, Zeynep Kurt, Hatice Gülcemal, Nazmiye Koyuncu, Ayşe Altundaş, Fatma Şengül, Haıyun Chen, Zehra Erdemir, Aslı Şahin, Filiz Tekin, Özden Durak, Fatma Birgül Yalçınkaya, Songül Önemli, Cansu Güven, Nuran Gökalp, Fatima Karaközgil, Güllü Yılmaz, Belma Çınar, Ümmühan Güllü, Fatma Efe, Özlem Sarıyıldız, Gamze Kurt, Aysel Şahin, Hatice Şahin, Rabia Bayram, Fatma Bayram, Dilan Tutucu, Gülsüm Taş, Sultan Çınkır, Sibel Akçalı, Cemile Aydın, Aycan Bozbay, Serra Bozbay, İlkay Sivaslı, Sakine Oğuz, Sevdiye Tosun, Merve Ünal, Zeynep Katan, Ayşe Özlem Bağdemir…

Okurken yoruldunuz değil mi? 2019 yılından bu yana bir şekilde katledilen 514 kadından sadece birkaçı.

Özge Can Arslan’ı, Emine Bulut’u söylemeye utanıyorum artık.

Ne alıp veremiyoruz? Güçler eşitsizliği olduğu ortada. Kol gücümüze mi güveniyoruz?

Kadına şiddete meyleden arkadaşlara sormak istiyorum.

İnsan mıyız?

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?