Duygu DOĞAN
Duygu DOĞAN
duygudogan@kentgazetesi.com
HABERCİ ÇAĞA AYAK UYDURMALI
  • 0
  • 01 Şubat 2020 Cumartesi
  • +
  • -

El yazmaları ile başlayan habercilik, her geçen gün gelişen teknolojiyle bugün artık tamamen dijital bir mecra üzerinde yapılıyor.  Öyle ki, daktilo ve teleks dönemini bile bizlere unutturan gelişen teknoloji, hızlı ilerleyişini sürdürüyor. Günümüzde artık bilgisayar klavyelerinin yerini  ‘akıllı kalemler’ almaya başladı.

Düşünsenize…

‘Akıllı kalem’le yazdıklarınız doğrudan bilgisayarınıza, tabletinize, yada cep telefonunuza anında ulaşıyor. Kullanımı rahat ve zaman kazandırıyor. Yeni nesil gazeteciler olarak biz genç haberciler önümüzdeki günlerde kim bilir daha ne büyük sürpriz ve teknolojik yeniliklerle karşılaşacağız.

Hatta, yapay zekanın konuşulduğu günümüzde ‘robot muhabir’lerden bile söz ediliyor. Bekleyip göreceğiz bakalım.

Evet, yazımın girişinde de belirttiğim gibi el yazmalarıyla başlayıp daktiloyla devam eden ve günümüzde artık bilgisayarla yürütülen gazetecilik günümüzde tamamen dijital sistemlere evrilmiş durumda.

Sosyal medya ve internetin nesillerin erişmekte zorlandığı ivmesi, gazetecilik mesleğine yeni sorunlar ve sorumluluklar getirdi. Bu anlamda, Basın İlan Kurumu (BİK) ile Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı (BEBKA), gazetecilerin gelişen teknolojiyi en verimli şekilde kullanabilmesi adına “İnternet Haberciliğinin Geliştirilmesi” adı altında geçtiğimiz hafta Merinos AKKM’de bir eğitim faaliyeti gerçekleştirdi.
Öncelikle, KENT Gazetesi adına katılım sağlamış olduğum bu eğitim programında gazeteciliğinin kalitesini arttırmaya yönelik bizlere bu imkanı sunan Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Sayın Rıdvan Duran başta olmak üzere, kurumun Bursa Şube Müdürü Osman Başeğmez’e ve seminere eğitimci olarak katılan Recep Yeter’e çok teşekkür ederim.

Böyle bir projeden faydalanmamıza vesile olan BİK Genel Müdürü Rıdvan Duran’ı sertifika töreninde ayrıca yanımızda görmek hepimizi çok mutlu etti. Gazetelerin yaşatılmasına destek için kurulan ve denetim görevi yapan BİK, gazetecileri eğitim çalışmalarında da yalnız bırakmadığını bir kez daha göstermiş oldu.

Basının güçlü şehri Bursa’da gerçekleştirilen bu eğitimle pek çok kazanım elde edildi, çok önemli konulara değinildi. Ülkemizde ve dünyada sosyal medya kullanım oranlarından internetin tarihine kadar geniş bir yelpazede gerçekleşen eğitim, mesleğe yeni katılanlar gibi, deneyimli gazetecilerin de ilgisini çekti.  Ancak böylesine önemli, aynı zamanda vatandaşı da birinci dereceden ilgilendiren bu projenin daha uzun soluklu olması gerektiğini düşünüyorum.

Zira, Basın İlan Kurumu Bursa Şube Müdürü Osman Başeğmez de konuşmasında projenin devam edeceği mesajını verdi.  Bu eğitimler uzun süreli gerçekleşince bizlere  daha büyük faydaları olacağına  inanıyorum. Bunların yanında SEO ya da kodlama gibi eğitimlerin detaylı olarak verilmesi de hali hazırda web editörlerinin gelişimine katkı sağlayacaktır.
Eğitimde yer bulan her konu başlığı üzerinde uzun uzun, hatta günlerce konuşmak mümkün.

Ancak, habercilikte bir konu var ki, bunu çok önemsemek gerekiyor. Peki, önemli dediğimiz konu nedir?

TEYİT…

Yani, teyit alınmadan yayınlanan bir haberde doğruluk payı olmazsa bu durum telafisi güç üzücü sonuçlara yol açar. Zamanla yarışırken, habercilikte bir adım öne geçmek için teyitsiz verilen haber, çeşitli toplumsal olaylara dahi sebep olabileceği gibi okuyucunun güvenini de zedeleyebilecek bir tehlikedir.

Dünyada 2007’de başlayıp, 2016 ABD başkanlık seçimlerinden sonra daha da popülerleşen fact-checking’in (kabaca hakikat kontrolü olarak tanımlanabilir) ülkemizde geçmişi çok eski değil. 2014 ve 2016 yıllarında doğrulama amaçlı kurulan internet sitelerinden sonra günümüzde siyasilerin bile kaynak olarak kullandığı bir alan olmuştur. Bazı yabancı basın kaynakları yalan haberlerin önüne geçmek için günümüzde fact-desk (doğrulama masaları) kurarak çözüm arayışına girmişlerdir.
Sağlık haberlerinde kullanılacak yanlış bir bilgi kişilerin sağlığını tehlikeye düşürebilir ya da yine yanlış bir bilginin bir devlet kurumuyla ilgili yapılan haber içerisinde geçmesi o kuruma olan güveni sarsacaktır.
2013 yılında Tahrir Meydanı’ndaki insanların sesini dünyaya duyurmasında aracı olan sosyal medya, o günden beri güç olarak ve aynı zamanda güçlüce hayatımızın her alanında bizimle beraber olmaya devam ediyor. Haberlerin yayılımında bu kadar etkili olan mecranın kültürünü detaylı öğrenmemiz bu güç ve güçlüyü karşımıza değil yanımıza çekmemiz açısından önemli.
Seçimler, afetler, terör olayları gibi bilgi kirliliği ve dezenformasyonun en yoğun olduğu dönemlerde fact-checking ‘in önemi daha net anlaşılıyor. Çünkü toplumun çok hassas olduğu bu süreçler, saniyelerin yarıştığı internet mecrasında doğru bilgiyi bulabilmek imkansıza yakın bir hal alıyor. Bu şekilde toplumda kargaşa ve paniğe neden olmak geri döndürülemez sorunlara sebebiyet verebilir.

“İnternet Haberciliğinin Geliştirilmesi Eğitimi”nde olduğu gibi ileriki günlerde de  verilebilecek fact-checking eğitimleri vatandaşa doğru bilginin aktarılmasının yanı sıra gazetecinin de görevini layıkıyla yerine getirip vicdanen gece rahat uyumasını sağlayacaktır.

Teknolojiyi doğru kullanan gazeteci, toplumu doğru bilgilendirecektir. Gazetecinin eğitimi toplumun eğitimidir.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?