Ezgi ÖZDAŞ
Ezgi ÖZDAŞ
ezgiozdas@kentgazetesi.com
Salgına karşı Bursa kaç kişi?
  • 0
  • 11 Temmuz 2020 Cumartesi
  • +
  • -


Sevgili Kent okurları;
Ülkemizde pandemiye karşı verilen savaş ve başarı oranımız hepimizin malumu… Solunum yolu ve temas ile bulaşan, tüm dünyayla birlikte ülkemizi, hatta normalleşme sürenin başından bu yana bilhassa Bursa’mızı etkisi altına alan Covid-19 salgını hakkında hepimizin az çok bilgisi var. Devlet ve belediyeler düzeyinde alınan önlemler ile kontrol altına alınmak için bunca çaba sarf edilen salgını, genelimiz ne kadar ciddiye alsak da, bu virüsün mizacı tek bir hatayı dahi kabul etmiyor.
Bursalılar olarak şu sıralarda en çok konuştuğumuz konu toplu taşımadaki sosyal mesafe ve maske kuralı ihlalleri… Bizzat Sağlık Bakanımız Fahrettin Koca bile sosyal medya hesaplarından her gün güzel memleketimize hitaben uyarılarda bulunmayı sürdürüyor ancak dün yaşadığım bir olay vesilesiyle gördüm ki halkın büyük kesiminde Bakanımızın bu gönülden çabaları yankı uyandırırken bir kısım ısrarla uymamaya devam ediyor. Dün sabah saatlerinde Cumalıkızık’a gitmek için 16 M 1186 plakalı minibüse bindim. Minibüs dolmaya başladıkça son zamanlarda tüm Bursalıların yaşadığı ihmalleri gözlerimle görme imkanı buldum ancak bir fazlasıyla. Minibüs gereğinden fazla dolu olmasına rağmen 25 yaşlarında bir genç daha yol üzerinden araca bindi. Gencin yüzünde maskesi olmamasına rağmen şoförün kabul etmesi diğer yolcuları rahatsız etmiş olacak ki bir teyzemiz ‘Oğlum maskeni takar mısın?’ diyerek uyarıda bulunma ihtiyacı duydu. Gençle aralarında ufak bir münakaşa yaşandıktan sonra genç, cebinden bir maske çıkarıp ağzını örtmeyecek şekilde çenesine takınca ben de müdahale etme ihtiyacı duydum ve maskesini teamüllere uygun takması için uyardım ancak uyarım sonucu arkadaşımız maskeyi tamamıyla çıkarıp cebine koyarak yola devam etti. Bunun üzerine şoför beye maskesiz bir yolcuyu minibüse alamayacağı uyarısını yaparak konuya müdahale etmesi gerektiğini söyledim ancak şoför bey elinden bi şey gelmeyeceğini, kuralların kapıda yazdığını söyleyerek bizi tartışmanın ortasına bırakınca tüm yolcularla birlikte genç arkadaşımıza maskesini takması için ısrarlarımızı sürdürdük ancak arkadaşımız maskesini cebinden alıp takmak yerine tehditlerle minibüsten inmeyi tercih etti. Günün sonunda aynı mevkiiden tekrar minibüse bindim ancak bu defa şoförün kendisinde maske dahi yoktu.
Demem o ki sevgili okurlar, cennet Bursa’mızı görmesi, gezmesi için gelen turistlerin uğrak mekanı Cumalıkızık’a giden ve denetlenmesi elzem olan bu minibüslerde sadece bir günde yaşadıklarım bile ‘bu güzel şehir bunu hak ediyor mu?’ sorusunu doğurdu kafamda… Milyonlarca insan her gün işine gidip çalışmak zorunda dolayısıyla bu araçların kullanılması zorunluyken şoförlerimizin böyle durumlarda bizzat müdaheleleri elzem değil mi? O minibüste risk grubunda bulunan iki yaşlı dedemizin virüsü kapması halinde genç arkadaşımız veya şoför bey dedemizin evlatlarına cevap verebilecekler mi? O gün o minibüste ben dahil riskli grupta olan kim bilir kaç yolcu vardı. Biz yoğun bakıma girip virüsün pençesinde canımız için savaşırken evlerinde eli yüreğinde bekleyen annelerimize, kardeşlerimize hesap verebilecekler mi? Geçtiğimiz gün tek başına olmasına rağmen arabasında maske takmadığı için emniyet ekiplerimizce ceza kesilen abimizin, bu fotoğraftaki arkadaşımız yahut maske takmayan şoför abimiz aynı cezayı yemediğinde yüzüne nasıl bakacağız, yediği cezayı ona nasıl anlatacağız?
Adalet sevgili Bursalılar, hepimize gerek. Her köşe başına polis yetiştirmek ne mümkün ya da adım başına zabıta koymak. Lakin aylardır evlatlarının yüzünü göremeyen sağlık çalışanlarımıza bir maskeyi borçluyuz. Bu sıcaklarda sırf sorumsuzluğu yüzünden diğer vatandaşlarımıza virüsü bulaştırabilecek insanlar için her daim tetikte olan polisimize borçluyuz. Evinde evladının virüsü kapmadan dönmesi için bekleyen annelere, evlatlara, kardeşlere, eşlere sosyal mesafeyi borçluyuz. Maskeyi ısrarla takmayan genç arkadaşımıza virüsü ben bulaştırsaydım ailesine ne cevap verirdim diye düşünmeden edemiyorum. Bir anlık acelemizin, unutkanlığımızın, umursamazlığımızın cezasının bir canı almak olduğunu unutmadan hareket etmek zorundayız. Bir gün Bakanımızın paylaşımında ‘Bursa yüz akımız oldu’ yazısını görmek ümidiyle, herkese sağlıklı günler dilerim.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?