Ferruh Varanoğlu
Ferruh Varanoğlu
f.varanoglu@gmail.com
BU PAKET TÜRKİYE EKONOMİSİNE HAFİF KALIR..
  • 0
  • 26 Mart 2020 Perşembe
  • +
  • -

Cumhurbaşkanımız Erdoğan,koronavirüs salgınına karşı uygulanacak “Ekonomiyi Destek Paketi”ni 18 Mart’ta açıklamıştı. Konu ile ilgili tüm değerlendirmeler geçtiğimiz günler içinde çokça yazıldı, konuşuldu, tartışıldı.

Toplumun her kesiminde, mağdur olan her noktayabir anda temas edilmesi beklentisi yüksekti.

Aslında yapılan, ekonomileri alt üst eden küresel salgına karşı “ilk tedbir reaksiyonu”idi..

İlk adımın bir alan belirlemek olduğu ve bu alanın üzerine gün gün inşa edilecek destek ve avantajlar ile bu süreçten çıkılmasına çalışılacağı planlanmıştı. Kabul gören tarafları da, eleştiri gören tarafları da oldu elbet. Eleştiri gören taraflarını irdelemek yerine, Türkiye’nin bu dönemden nasıl hızlıca çıkacağı, olumlu atılacak adımlar açısından şu an için önemli.

Paketin vergisel kolaylıklar sağlaması ve İşsizlik Sigortası Fonu’ndan karşılanan istihdam destekleri, firmalar açısından bir avantaj olarak kabul edildi. SGK Primlerinin  6’şar ay ertelenmesi de iş dünyasına bir süreliğine rahatlatıcı etki sağlayacağı da yerinde bir karar.

Kamuoyu, açıklanan paketin odak noktasını “İstihdam öncelikli tedbirler” olarak değerlendirdi. Çünkü vadedilen desteklerin tamamında ön şart olarak istihdam kaybı olmaması gerektiği vurgulandı.

En düşük emekli aylığının, paket çerçevesinde 1500liraya çıkarılması olumlu bir adımdı..

Bu süreçte işlerinin olumsuz etkilendiğini beyan ederek talepte bulunan esnaf ve sanatkârların Halkbank’a olan kredi borçlarının, Nisan, Mayıs ve Haziran anapara ve faiz ödemelerini 3 ay süreyle ve faizsiz olarak ertelenmesi de küçük üreticiye bir destek niteliğindeydi.

İki gün önce Halkbank, Covid-19 salgınıyla mücadele sürecinde ekonomik faaliyetlerine destek sağlamak amaçlı esnaf ve sanatkârlara yönelik Esnaf Destek Paketi’ni açıkladı. Halkbank’tan yapılan açıklamada ;

“Hazine ve Maliye Bakanlığı faiz desteği ile Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri kefaletiyle kredi kullandırımlarına yönelik uygulama devam etmektedir. Esnaf Destek Paketi kapsamında, bugüne kadar faiz destekli kredilerden yararlanmamış olan esnaf ve sanatkarların daimkanlardan istifade edebilmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda esnafa kullandırılacak İşletme Kredisinin limiti 25 bin TL, vadesi 36 ay olarak belirlenmiş ve 6 aya kadar da ödemesiz dönem uygulanabilecektir.”denildi.

 

Bu konuya dikkatinizi çekmek istiyorum.

 

Açıklanan Kredi olanağının aslında daha evvel çeşitli isimler ile piyasa sunulan kredilerden bir farkı yok.  Açıklamada sadece“eksik bilgilendirme” mevcut.

 

Halkbank, “Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri kefaletiyle kredi kullandırımlarına yönelik uygulama devam etmektedir” derken, başvuru sahiplerine en az iki adet sağlam kefil veya kredi tutarı karşılığında bir teminat istediğini , ne yazık ki bu şartları umut ile yola çıkıp yetkili ile karşılaştığınızda öğreneceğinizi belirtmemiş.Bu bilgilendirmenin yapılması beklentinin büyüklüğü açısından önemli.

 

Paketin ağırlığını “kredi” oluşturuyor. Yani bir bakıma faiz yükü var.

Bu ortamda KGF daha verimli bir yöntem olamaz mıydı?

Bankaları aşırı derecede zorlamak, özellikle Devlet malı sayılan üç bankanın bu pakette ağırlığının %35 olduğu düşünüldüğünde ileride başımıza daha büyük işler açılmaz mı?

 

Tüm bu sorularının karşılığını sanırım önümüzdeki süreç belirleyecek.

 

 

***

RAKAMLARLA KORONAVİRÜS – SARS- MERS EVRİMİ…

2002 yılı Aralık ayında dünya, güney Çin’de ortaya çıkan SARS virüsü tarafından yıkıma uğratılmıştı. Hastalık sona erdiğinde 800 insan hayatını kaybetmişti.

Uzmanlar virüsün merkez üssünü bulmak için varını yoğunu ortaya koydu. O gün için Sonuca ulaştıklarında fazla şaşırmadılar: Virüsün çıkış noktası bir hayvan pazarıydı.

Dünya Sağlık Örgütü, hangi hayvanın salgının kaynağı olduğundan emin olmasa da, “Yarasalar, diğer hayvanlara (misk kedileri) ve onlar da Çin’in Guangdong bölgesindeki insanlara bulaştırmış olabilir” açıklamasında bulundu.

SARS, insandan insana çok kolay bulaşabiliyordu. Virüse yakalanmış bir kişinin kalabalık bir ortamda öksürmesi dahi SARS’ın yayılması için yeterli olabiliyordu.

MERS ise insandan insana daha zor bulaşan bir koronavirüstü.

Orta Doğu’dan çıkmış, solunum sendromu ile bulaşan bu koronavirüs, insanları, yarasaları ve develeri enfekte eden bir türdü.Virüsün insanlara hayvanlardan( develer, yarasalar) bulaştığı düşünüldü. Hasta insanlardan diğerlerine enfekte kişiyle aynı ortamda yaşamak veya bakımını yapmak gibi yakın temasla bulaştığı tesbit edildi. Önlemleri, bugün yaşadıklarımız ile bire bir aynı olmakla beraber, hafif geçmesinin sebebi Deve ile birebir temas etmemeyi  ve özellikle deve eti başta olmak üzere, iyi pişmemiş hayvan eti yememeyi gerektiriyordu.

Aradan geçen 17 yıl insanlığın unuttuğu “salgın hastalık kabusunu” tekrar geri getirdi.

İlk kez 2019 Aralık ayında görülen ve “2019-nCoV” olarak adlandırılan virüse, Dünya Sağlık Örgütü 11 Şubat’ta koronavirüs kaynaklı hastalık olarak Covid-19 adını verdi.

Hastalığın, Çin’in 11 milyon nüfuslu kenti Vuhan’daki Huanan deniz ürünleri pazarından kaynaklandığı tahmin ediliyor.

Bazı deniz canlıları koronavirüs taşıyor olabilseler de, pazarda tavuk, yarasa, tavşan, yılan gibi başka hayvanlar da bulunuyor ve bunlardan birinin virüsün kaynağı olması çok daha mümkün. Oysa virüsün kaynağının belirlenmiş olması, sorunla baş etmek için daha kolay bir yöntem olacak.

Şu anda Antarktika haricinde tüm kıtalara yayılmış olan hastalık, 170’ten fazla ülkeyi ciddi anlamda tehdit ediyor.

Dünyanın güvenilir veri kaynaklarına göre, 23 Mart itibariyle dünya genelinde görülen koronavirüs vakalarının toplamı 380 bini, can kayıpları da 17 bini geçti.

100 binden fazla kişi ise gördüğü tedavi sonucu iyileşti.Dünyada en fazla vaka görülen ülke 85 bin 500 ile Çin olmayı sürdürüyor.

En fazla can kaybı 5 bin 476 ile İtalya’da.

 

KRİTİK SÜREÇ BİZİ BEKLİYOR..

Peki bizde durumlar nasıl?

Türkiye’de ise  Bakan Fahrettin Koca’nın Twitter hesabından yaptığı son güncellemelere göre 24 Mart tarihi itibariyle koronavirüs vakalarının sayısı 1.872, virüs kaynaklı can kaybı ise 44 oldu. Bu sayı her geçen gün farklılık göstermeye devam edecek.

Bakan Koca “Kayıplar versek de Türkiye için geç değil. Tedbir, artışın önünü kesebilir. Son 24 saatte toplam 3 bin 952 test yapıldı. 343 yeni tanı var. 7 hastamızı kaybettik. Biri KOAH hastasıydı. Altısı ileri yaştaydı. Aldığımız tedbir kadar güçlüyüz” ifadelerini kullandı.

Sağlık Bakanlığı’nın koronavirüsle mücadele için kurduğu Bilim Kurulu’nun üyelerinden Prof. Alpay Azap, “İlk virüs vakasının ortaya çıktığı 11 Mart gününden bu yana geçen 14 günde, yani iki haftada 1529 vakaya ulaşıldı” diyor.

Yapılan inceleme ve tetkikler;

Bir hastanın her hafta ortalama 5 hastaya bulaştırıyor. Bu logaritmik artışla birlikte, birinci hafta 25 iken, ikinci haftada 125’e, üçüncü haftada ise 625’e ulaşacağı bilgisini veriyor.

Gelen vaka sayılarından yola çıkıldığında;

Hastalananların hepsinin hastaneye gitmedikleri; özellikle gençlerin arasında bulunduğu %80’inin bir haftada iyileşebildiği gözlemlenmiş.Kalan %20’nin önemli olduğuna dikkat çeken Prof. Azap; bunların bir hafta içinde kötüleştiğini de belirtti.

Açık kaynaklar, durum tespitlerinde ve alınacak önlemler konusunda oldukça hassas. Tüm kamuoyu,  şu an virüsün bulaştığı kişilerin gelecek haftadan itibaren hastanelere başvuracaklarını  ve “Yoğun bakım sürecine doğru”gidildiği konusunda bilgi sahibi.

 

 

 

 

 

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?