Ferruh Varanoğlu
Ferruh Varanoğlu
f.varanoglu@gmail.com
YILDIRIM’IN “YILMAZ” BAŞKANI
  • 0
  • 26 Temmuz 2020 Pazar
  • +
  • -

 

Oktay Yılmaz’ı 2019 Yerel seçimlerinde Ak Parti’nin Yıldırım Belediye Başkanlığı adaylığında tanıdım.

İlk tanışıklık, daha sonra görüştüğünüz zamanlarda kıyaslama açısından bir kriterdir. Ne yalan söyliyeyim, çoğu kişi gibi ben de Yılmaz’ın Yıldırım İlçesi Belediye Başkanlığına “hafif geleceği” konusundaki yorumlara sahiptim. Bunlara Bursa’ya etki eden bazı basın kuruluşları ve eski siyaset adamları da dahildi.

Bu söylemlerin arkasındaki en büyük dayanak; Yıldırım İlçe nüfus çoğunluğunun Bursa’nın doğu ve güneydoğu’dan göç aldığı yerleşimin merkezi oluşuydu.

Yıldırım’ın bir önceki Başkanı Edebali Ağrı’lı idi. Ve Ak Parti özellikle Yıldırım İlçesi Başkan adaylarında son birkaç seçimde buradaki halkın kendi örf ve adetlerine uygun adaylardan sonuç alıyordu. “Hemşericilik ve bizim oğlan” mantığı aradaki buzları eriten, daha çabuk ve kolay ulaşılabilirlik sağlama açısından Ak Parti’nin oy açısından en büyük silahıydı.

Nitekim doğru bir stratejiydi ve son seçimlerde de görüldüğü gibi Yıldırım İlçesi Türkiye geneline kıyasladığınızda Ak Parti’nin ciddi oy aldığı ilçeler sıralamasında üstlerde yer aldı.

 

BURSA TARİHİ’NİN ÖNEMLİ DEĞERLERİ YILDIRIM’DA

Oktay Başkan ile sohbetimize başlamadan önce verdiği Randevuya sadık bir kişilik olduğunu göstermesi ilk pozitif adımdı. Destek Merkezi binasından ayrılıp makamına geçene kadarki sohbetimizde, her ay düzenli olarak Mahalle Muhtarları ve o mahallenin belirli esnafları ile toplandığını ve dertlerini dinleyerek, eksik gediklerini giderme yolunda neler yapabileceğini, karşılıklı fikir alışverişi ile çok daha hızlı sonuçlar alındığını belirtti.

Başkan bu toplantıları, göreve geldiği ilk ayın sonundan itibaren planladığını ve 658 bin kişilik nüfusa erişmiş ilçenin sorunlarının hem daha hızlı hem de doğru işler yapmak adına “İnsana Dokunma” nın sağlıklı bir iletişim bağı kurduğuna inandığını söyledi.

Bursa’nın merkezinden bakınca Yıldırım’ın gelişim göstermeyen, yıllardır “kapalı bir şehir” imajı verdiğini, modernlikten uzak, bir türlü gelişim gösteremeyen veya gelişimini kendi içinde sağlamış olsa da “reklamını iyi yapamayan” bir ilçe olarak tanımlandığı konusunda ne düşünüyorsunuz? şeklindeki sorumuz, Yılmaz Başkan’ın Yıldırım üzerindeki tüm tesbit ve icraatlerini ifade etmesi açısından heyecanına eşlik ediyordu.

“Bildiğiniz gibi Uludağ’ın eteklerinde kurulmuş olan Yıldırım İlçesi, doğuda Kestel ve Gürsu, batıda ve güneyde Osmangazi, kuzeyde Gürsu ve Osmangazi ilçeleriyle çevrili. Dolayısıyla Bursa’nın en temiz havası ilçemizde. Yeşil alanları, ovaya yayılmış yerleşimi ve Bursa tarihi’nin önemli eserlerini barındırması açısından önemli bir yerleşimdir. Osmanlı tarihinden kalma Cami, medrese, imaret, hamam, türbe, çeşme, şadırvan ve darüşşifadan oluşan Yıldırım Külliyesi, Yeşil Camii, Yeşil türbe, Emirsultan Camii, Devlet Hatun Türbesi, Ümmügülsüm Çeşmesi, Hünkar Çeşmesi, Türk-İslam Eserleri Müzesi, Hünkar Köşkü, Tofaş Anadolu Arabaları Müzesi, tarihi Cumalıkızık Köyü Camisi, Irgandı Köprüsü, Setbaşı Köprüsü, tarihi Askeri Işıklar Lisesi, Tarihi İpekçilik Okulu bunlardan bazıları. Dolayısıyla aslında Yıldırım’a bakarken hem eski tarihi hem de yeni ve modern yerleşim alanları ile birlikte bir bütün olarak bakmalısınız.”

CUMALIKIZIK SADECE YILDIRIM İÇİN DEĞİL BURSA İÇİN ÇOK ÖNEMLİ

Yılmaz Başkan’ın İlçeye hakim özelliği sohbetimizin ilerleyen dakikalarında kendini daha da fazla hissettirirken bugünlerde ve akabindeki planlamasını “Cumalıkızık” üzerine yoğunlaştığını farkediyoruz.

“Cumalıkızık bizim için ve Bursa için turizm açısından çok önemli bir merkez. Burayı tarihi anlamda olması gerektiği gibi, eksiksiz olarak yapmak istiyoruz. Dünya’nın önemli tarihi kasaba ve köylerindeki standartlara erişmek için tüm prosedür ve hazırlıklarımız tamam. Oradaki karmaşıklığı çözmek ve ziyaretçilerin rahatça gezip dolaşmaları için öncelikle trafik düzenlemesini hayata geçireceğiz. Yeni bir otopark planı ile birlikte tüm hazırlıklarımız tamam. Böylelikle araç trafiğine kapalı alanlar daha çok yerli ve yabancı turistin “yaya rahatlığı” orada daha fazla zaman geçirmelerini sağlayacak. Planlamamız içinde Otosansit Sanayi’nin hemen arkasında bulunan yaklaşık 120 dönümlük alanı da Cumalıkızık sınırları içine dahil ederek, “Cazibe Merkezi”haline getirmek için gerekli başvurularımızı yaptık. Ayrıca Cumalıkızık’a çabuk ve kolay ulaşım önemli. Belirlediğimiz bir güzergah var. Ankara yolu’ndan açacağımız düz ve yaklaşık 600 metrelik yolu kısa bir süre sonra hayata geçireceğiz.”

CAZİBE MERKEZİ EVET, GENÇLİK MERKEZLERİ ÖNEMLİ

Başkan Yılmaz’a, aşağı yukarı Bursa’nın tüm Belediyeleri’nin yaşadığı “bütçeniz ne durumda” sorusunu yöneltiyoruz.

Yıldırım’ın şimdilik kendi kendine yeter bir bütçesinin olduğunu, Büyükşehir Belediye Başkanı Aktaş’ın da kendilerine elinden geldiği kadar destek verdiğini belirtiyor. “Elbette ki büyük projelerimiz şu an için gündemimizde değil. Takdir edersiniz ki yeni bir görev için bir alışma süreci var. Ne yapabileceğinizi görmeniz için bölge verilerini ve diğer bilgileri incelemeniz tahlil etmeniz gerekiyor. Hızlı bir çalışma ile bugüne kadar “çabuk” sayılabilecek bir sürede sosyal ve yeşil alanlar kazandırdık ve devam eden projelerimiz var. Örneğin Balaban mahallesinde konuşlandırdığımız Balaban mesire alanı projemiz yaklaşık 50 dönümlük bir alanı kapsıyor. Piknik alanları, yürüyüş yolları, seyir terasları, çocuk oyun alanları, adrenalin park, kır kahvesi ve kır lokantası yer alacak mesire alanı insanların yeşille kucaklaşmasına olanak tanıyacak.”

Gençlere özellikle farklı bir bakış açısı var Başkan Yılmaz’ın.

“Başta “engelsiz” bir yaşam istiyoruz. Bunun için Engelsiz Yaşam Okulumuz Farklı engel gruplarında (zihinsel, bedensel, görme, down sendromlu, işitme ve otizmli ) engelleri aşma adına farkındalık oluşturmak ve bireylerin özgüvenlerinin oluşumuna destek olmak amacıyla müzik, el sanatları ve mutfak sanatları alanında engelli bireylere eğitim veriliyor. Üniversiteden yeni mezun olmuş istihdama yerleşememiş gençler, kadınlar, engelli bireyler ve toplumun diğer dezavantajlı kesiminde yer alan bireylerin ihtiyaç ve beklentileri doğrultusunda mesleki eğitim çalışmaları düzenlenerek kurslar açıyor ve bu tür gençlerimizi topluma kazandırıyoruz. Kariyer ve İş Gelişim Hizmet Merkezimiz de var. Ve Sosyal İnovasyon Merkezimiz,  Üniversite, sanayi ve toplumun diğer kesimlerinden özellikle gençlerin bir araya gelerek sosyal inovasyon kapsamında geliştirdikleri önerileri, ilgili kurumlar ile paylaşarak çözüm önerileri geliştiriyor. Bunun yanında projelerimiz arasında bulunan ve yaklaşık 2 yıllık bir süreçte hayata geçireceğimiz farklı semtlerimizdeki Gençlik Merkezlerimiz ile Yıldırım’ın çehresinin bugünkünden çok farklı bir yapıya bürüneceğini birlikte göreceğiz” diyor.

DOKUZGÖZELER TEKRAR CANLANACAK, EMİRSULTAN CAMİİ YAKINDA AÇILACAK

Belirtmeden geçmek olmaz. Çok uzun yıllar önce Bursalılar hatırlayacaktır, Yıldırım ilçemizde Dokuzgözler mesire alanı vardı. Aradan yıllar geçti. O günlerde çevre restaurant işletmeleri ve doğal güzelliği, sürekli akan suyu ile adeta Antalya Manavgat’ı andıran bir mesire alanıydı. Başkan Yılmaz geçtiğimiz Haziran ayında bu kaybolan güzelliği hayat geçirmek adına bir adım atarak “burayı Bursa’nın en gözde yerlerinden biri yapacağım” çıkışı ile oldukça heyecanlıydı.

Teyidini ilk ağızdan aldık. Çevre düzenlemesine önümüzdeki günlerde başlanarak, Dokuzgözeler’i yeniden eski haline getireceklerini ve günümüz teknolojik şartlarının da katkısıyla “Bursalılar yeniden akın akın buraya gelmeye başlayacak” dedi.

Başkan Yılmaz’dan, Restorasyonu devam eden Emirsultan Camii konusunda da bilgi istedik. Tarihi dokusuna zeval vermemek için çok ağır ve ince işçilik ile çalışıldığını, kubbesinde yer alan işçiliklerin oldukça fazla zaman aldığını ancak çok yakın zamanda Emirsultan Cami’mizi de tekrar ve sağlam bir şekilde orjinalinin muhafaza edilerek açılacağının müjdesini de verdi.

BURSALILARI ve BURSASPORLULARI KIZDIRAN PAYLAŞIM

Yılmaz Başkan’a, birkaç gün önce Sosyal Medya’da oldukça tepki gören “Erzurumspor atkısı ile paylaşım” fotoğrafını da sorduk. Başkan bu sorumuzu hafif tebessüm, hafif de serzenişle ve açık yüreklilikle şu şekilde cevapladı;

“Ben bu konuya Bursa açısından değil Türkiye açısından bakıyorum. Nasıl Türkiye’nin sosyal kültürü bir mozaik ise Bursa’da bir mozaik ve ortak bir halk olarak yaşıyoruz. Bursaspor’un şu günlerdeki 1. Lig hassasiyeti hepimizin malumu. Ben Erzurum doğumlu olabilirim ancak 5-6 lı yaşlardan itibaren büyüdüğüm, okuduğum, gençliğimi geçirdiğim benim memleketim dediğim yer Bursa. Hemşehri derneklerini ziyaretlerimde de Gerek Balkanları ziyeretlerimde de tüm vatandaşlarımıza bulundukları yere sahip çıkmalarını söylüyorum. Çünkü hepimiz bu bayrağın altında yaşıyor ve memleketimiz için birşeyler yapmaya çalışıyoruz. Üstelik göreve geldiğimizden bu yana Bursaspor’a en büyük desteği veren Belediye Başkanlarından biriyim. Kaldı ki bu kadar eleştiriye karşı Erzurumspor’u destekleyenler bir nokta bile bu konuyu gündeme getirip yükseltmediler. Çünkü bizim birbirimizden farkımız yok. Dolayısıyla, benim ne İlçem, ne de Bursa olarak kendi şehrimizin takımına farklı bir gözle bakma lüksüm yok. Başka Bursaspor’da yok. İnşallah isteğimiz gerçekleşecek ve Bursaspor da layık olduğu yerde olacak, buna tüm kalbimle inanıyorum” dedi.

YILDIRIM’DA GEREĞİ NE İSE YAPILIR

Son olarak; gazetemiz yazarı Mehmet Yılmaz’ın 17 Temmuz’da köşesine taşıdığı “Yıldırım’da neden gereği yapılmaz?” başlıklı yazısında “Servet Çağıl, Hamamlıkızık Mahallesi sınırları içerisinde, Dokuzgözler mevkiindeki 3. Derecede Doğal Sit Alanı ve aynı zamanda Deliçay Su Koruma Havzasında bulunan yaklaşık 53 dönümlük hazine arazisinin işgali ile ilgili mahkeme kararının neden uygulanmadığını sormuştu.”

Bu İfadelere karşılık Başkan Yılmaz; “Yerinde incelemeler yaparak, bürokrasiyi işlettik. Haliyle yıllardır o arazide usulsüz konaklamalar ve yerleşimler meydana gelmiş. Gereken kişilere “son uyarıları” yaptıktan sonra terkler başladı. Hemen uygulanmamasının en büyük sebebi orada yaşlı bir amcamızın Kurban Bayramı için yetiştirdiği kuzuları vardı ve “hem yaşına hürmeten” hem de “emeğe saygısızlık” olmaması açısından bu hayvanları barındıracak yerinin olmadığını, Kurban Bayramı’nda zaten böyle bir yere de ihtiyacı olmayacağını söylemesi üzerine biz son tarihi Kurban Bayramı bitimi olarak kendisine kesin tebliğ ettik. Bu yer için Kurban Bayramı sonu “kırmızı çizgimizdir” ve gereği yapılmıştır” diyerek cevapladı.

658 BİN YILDIRIMLIYA 658 BİN METREKARE AÇIK ALAN

Özellikle Pandemi sürecindeki en büyük ihtiyacın “Açık hava ve Sosyal Alan” olduğunu ve bu ihtiyacı gözönüne alarak; “658 bin Yıldırımlıya 658 bin metrekare açık alan” hedefine odaklandıklarını ve en geç 2 yıl içinde bunu gerçekleştireceklerini belirten Yılmaz, artık Yıldırm’ın daha çok ismini duyuracaklarını ve Bursa halkı’nın “saklı kalmış bir cennet Yıldırım”da daha çok zaman geçireceklerini de sözlerine ekledi.

Yılmaz Başkan’a, Edebali döneminde “Büyük Proje” olarak sunulan “Sular Vadisi” hakkındaki görüşünü sorduk. Bize, Açık yüreklilik ile Projenin tek handikapının aşırı fazla betonarme içerdiğini ve yeşil Alan olarak kullanılacak kısmın çok az olduğunu söyledi. Burada yaptıkları çalışmalar ile Yeşil Alanları artırmaya yönelik ilave projelere başlandığını, o soğuk betonarmenin “çevre düzenlemesi ve yeşil alan ilaveleriyle” daha amacına uygun hale getireceklerini, böylelikle daha kalabalık kitleleri oraya çekeceğini de sözlerine ekledi.

Aradan geçen 16 ay, Başkan Yılmaz’ın, Yıldırım Belediye Başkanlığını prensip ve iş disiplini anahtarı ile açtığını ve “hızlı bir adaptasyon” sürecinden sonra konuların tamamına vakıf olduğunu gösteriyor. Dinamik bir Başkan görüntüsü, icraatlerini ve ideallerini anlatırken ki rahatlığı, Yıldırım’da işlerin yolunda gittiğinin bir emaresi. Özellikle kararlı kişiliği Yıldırım’ın en büyük avantajı bence.

Buradan bir tesbitte bulunmakta fayda var. Ak Parti’nin Yıldırım’da kazanan başkanlarının ortak özelliği, ziyaret ettikleri herhangi bir hanede “sofraya oturup çorbaya kaşık sallayabilecek” özelliklerde olmaları.

Ve bu nüfusu oluşturan vatandaşlarımızın çoğunluğu bizim tabirle “Anadolu insanı”.

Sn. Erdoğan’ın “Gönül Belediyeciliği” ifadesinin tam da karşılığını bulduğu Türkiye coğrafyasındaki sayılı yerlerden bir Yıldırım.  İnsan, bulunduğu ortama en hızlı adapte olan canlı. Yılmaz Başkan’ın ilk günkü duruşu ile bugünkü hakimiyeti arasındaki değişim de bunun en güzel örneği..

Bizi misafir ederek, Yıldırım hakkında bizleri ve dolayısı ile siz okurlarımızı aydınlattığı için kendisine teşekkür eder, başarılarının devamını dileriz. Herşey Bursa için..

 

 

 

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?