Halide TATAROĞLU
Halide TATAROĞLU
kentinsesi@kentgazetesi.com
YÜREKLER KALDIRMIYOR!!!
  • 0
  • 08 Aralık 2019 Pazar
  • +
  • -

       Gün geçmiyor ki bir şiddet bir cinayet haberi duymayalım. Yapılanlar karşısında verilen cezaların da caydırıcılık anlamında hiçbir etkisi olamaması bu gibi olaylara teşebbüs edecek insanların daha rahat hareket etmesine olanak sağlıyor. “İyi hal indirimi” denen bir şey var ki insanı hayretler içinde bırakıyor.

  Cinayetlerin bu kadar artması altında yatan birçok sebep sıralanabilir. Fakat bana göre en etkili olanı diğer yazılarımda da birçok kez dile getirdiğim sosyal medya, internet ortamı ve TV dizleri. Dizilerde ve filmlerde adam öldürmek, suç işlemek, suç delillerini ortadan kaldırmak, şiddet göstermek, intihar etmek, tecavüz, taciz konuları öylesine sık işleniyor ki içinde vahşice duygular besleyen bilinçaltında bu düşünceler barındıran insanları gün yüzüne çıkarıyor. Bir önceki nesle “şiddet ve kadına tecavüz konularının” ağırlıkta işlendiği, “ya benimsin ya toprağın” repliklerinin sıklıkla geçtiği filmler sunuldu. Şimdi ise bu filmlerin yansımasına çok acı bir şekilde her geçen gün duyduğumuz haberler ile şahit oluyoruz. Şimdiki neslin ise internet ortamında her türlü içeriğe kolaylıkla erişebileceği bir durum ile karşı karşıyayız. Yine dizi ve filmler aracılığı ile gelenek ve göreneklerimize tamamen ters olan Türk aile yapısını alt üst edecek konular işlenerek beyinler yıkanmaya çalışılıyor. Sonuç olarak asi bir gençlik ve hiçbir şeyden tatmin olmayan bir nesil oluşturuldu. Böyle insanların gerçekleştirdikleri evlikler kısa süreli kadının şiddet gördüğü ayrılmak istedikleri anda vahşice cinayete kurban giden olaylarla son bulmakta.

    TV dizileri, filmler, sosyal medya ve internetin yanı sıra aile içi şiddetin ve çocuk yaşlarda yaşanılan travmaların etkisi de oldukça büyük. Ailesinde sürekli baskı ve şiddet gören çocuklar ruhsal olarak sağlıklı bir birey olmaları imkânsız. Çocuk yaşlarında ailesi ve çevresi tarafından aşağılanan, itilip kakılan veya çocukken işkence gören bir çocuk büyüdüğü zaman kendini her daim ispatlama çabasında olacak ve intikam duygusu içerisinde etrafındakilere baskı kurarak yaşamaya çalışacak. Evlendiği vakit eşine, iş hayatında emri altındaki insanlara sürekli baskı ve şiddet uygular hale gelecek. Ceren Özdemir’in katili gibi kin ve nefret içinde yaşayarak gözünü bile kırpmadan günahsız canlara kıyacak belki de. 

   Nedenler ortada aslında yapılması gerekenler de belli ne kadar konuşsak yorum yapsak giden canlar geri gelmiyor. Her olay arkasından bunlar söylendi belki ama her şey yoluna girene kadar söylemeye devam edeceğiz. Unutmayacağız bu yaşananları. Unuttuğumuz an yine bir can kaybı ile tekrar yanıyoruz. Yeni canları kaybetmemek için gerekenler en ince ayrıntısına kadar düşünülmeli ve gereği yapılmalı. Yargı organlarının daha caydırıcı kararlar alması gerekiyor. Ve çocukların daha sağlıklı bir aile ortamında yetişebilmesi için gerekli olan destekler verilmeli. İnsanları etkileyen şiddet içerikli konularda özendiriciliği olan her türlü yayın, dizi, program kaldırılmalı ve bu konuda denetimler artırılmalı. Kolay evlat sahibi olunmuyor. O evlat ne zorluklarla büyütülüyor. Ne hayaller kuruluyor ne ümitler besleniliyor ve bir gün bir cani gelip sırf egosunu tatmin etmek için can cazını bu hayattan koparıyor. Olmuyor bu yaşananları artık yürekler kaldırmıyor.

 

 

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?