Mehmet YILMAZ
Mehmet YILMAZ
mehmetyilmaz@kentgazetesi.com
Afat mı, ihmal mi?
  • 0
  • 27 Haziran 2020 Cumartesi
  • +
  • -

 

Eşine az rastlanır günler yaşıyoruz. Dünyamızın bazı bölgelerinde son 100 yılın en sıcak yazı yaşanıyor. Sibirya’da termometreler 38 dereceyi gösterdi. Şiddetli yağışlar ve oluşan sel felakete dönüştü. Bursa ve İstanbul’da can aldı. Binlerce dönüm ekili tarım alanı ve meyve bahçesi sular altında kaldı. İstanbul’da meydana gelen hortum ağaçları kökünden söktü, evlerin çatılarını uçurdu.

Son 100 yılın en büyük salgınına karşı dünya işbirliği içerisinde mücadele ediyor. Görünen o ki uzunca bir zaman salgından önceki normal hayatımıza devam edemeyeceğiz. Bu yeni durumda zarar görmeden geçişimiz de edineceğimiz yeni alışkanlıklara bağlı olacak.

Gerek dünyayı diken üzerinde tutan salgın, gerekse çevrenin  hoyratça kirletilmesi, ağaçların gelişigüzel kesilmesi, şehirlerin aşrı betonlaşması sonucu ekolojik dengenin bozulmasıyla hava durumunda meydana gelen anormal değişmeler ve sonuçları iki konunun önemini  her şeyden da fazla öne çıkardı.

Temel gıda maddelerine ulaşmak teknolojik ihtiyaçların önüne geçti. Gıda ihraç eden ülkeler, ihracat kısıtlamasına gitti. Bu da ülkemiz için yıllarca ihmal edilen, girdi maliyetlerin yüksekliği nedeniyle neredeyse bitirilme noktasına gelen tarımın önemini yeniden hatırlamamızı sağladı.

Öte yandan son yıllarda, altyapı ihtiyaçları göz önüne alınmadan, ranta dayalı şehirleşmenin meydana getirdiği sıkıntılar her yağmurda kendini göstermektedir. Yaşananlara “afat” dese de uzun yıllar meydana gelen ihmalin sonucu olduğu gerçeği ortadadır. Islah edilmeyen dereler, dere yataklarına konut ve iş yeri yapılması imar izinleri ihmalden başka bir şey değildir.

Bursa Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası yaşanan sel felaketiyle ilgili yaptığı açıklamada; “Bursa ili Kestel ilçemize bağlı mahallelerde 21.06.2020 tarihinde yaşanan sel felaketinin bir kez daha ortaya koyduğu gerçekleri değerli kamuoyuna aktarmak Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Bursa Şubesi olarak bilimsel ve sosyal sorumluluğumuzdur;

Yaşanan afet sonrası yapılaşmaya uygun yer belirlemenin ne kadar önemli olduğu ve bu hususta bugünden tezi yok yerel yönetimlerin mevcutta uygulamada olan planları ile onay sürecinde olan planlarını baştan sona gözden geçirerek plan altlığı olan hâlihazır haritalar üzerindeki su toplama çizgilerine göre revize etmelidirler.

Öncesi köy 6360 sayılı Büyükşehir Yasası ile mahalle statüsü kazanan birimlerde özellikle dikkat edilmeli ve bu birimlerde yapılacak planlama çalışmalarına bu husus bir kez daha gözden geçirilmelidir. Aynı zamanda bu birimlerde belirlenen köy yerleşim alanlarının üzerinde bu tip afet riski olabilecek bölgeler dışarıda bırakılacak şekilde tekrardan çalışılmalıdır.

Kentsel Dönüşüm kavramının daha geniş şekilde değerlendirilerek sadece depremsellik ölçeğinde değil tüm yaşanması muhtemel doğal afetler dikkate alınarak planlamaların yapılması gerekliliğini ortaya çıkarmıştır.

Harita ve Kadastro Mühendisleri tarafından hazırlanan, hazırlandığı bölgenin tüm topografik yapısını ortaya çıkaran, hâlihazır haritalar üzerindeki eş yükselti eğrileri, su toplama çizgilerinin hayati öneme sahip bilgiler olduğu, iş olsun diye haritalar çizilmediği, bu gibi afetlerin yaşanmaması için Yerel Yönetimlerin teknik kadrolarının bu bilgileri dikkate alarak yaşam alanlarının belirlenmesi gerektiği bilimsel bir olgu olarak karşımıza çıkmaktadır” ifadelerini kullandılar.

Yaşanma ihtimali olan felaketlerden en az zararla çıkılabilmesi için Belediye Başkanlarının yaşam alanları planlanması yapılırken teknik kadrolarını bu konulara dikkat edilmesi hususunda uyarması gerektiğini, Harita Mühendisleri Odası olarak üzerlerine düşen desteği hiçbir karşılık beklemeden sonuna kadar vereceklerini bildirdiler.

Felaketlerden sonra yapılan yardım faaliyetlerini ekranlarda anlatmak gideni geri getirmiyor.  Felaket yaşanmadan önce alınacak tedbirlerle zararı en aza indirmek herkes için daha faydalı olacaktır.

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?