Mehmet YILMAZ
Mehmet YILMAZ
mehmetyilmaz@kentgazetesi.com
Bu gün 30 Ağustos!
  • 0
  • 30 Ağustos 2020 Pazar
  • +
  • -

 

Büyük Zaferi’nin 98. Yılı. 30 Ağustos Zafer Bayramınız kutlu olsun.

Bu gün, 26 Ağustos 1071 Malazgirt zaferiyle yurt edindiğimiz bu toprakların, 30 Ağustos Zaferiyle sonsuza dek Türk Yurdu olarak tescil edildiği günün yıl dönümüdür.

Atatürk’ün başkomutanlığında yapıldığı için Başkomutanlık Meydan Muharebesi adıyla da bilinen Büyük Taarruz 26 Ağustos’ta Kocatepe’de başlamış, 30 Ağustos’ta Dumlupınar’da Türk ordusunun kesin zaferi ile sonuçlanmıştı. Yunan orduları İzmir’e kadar takip edilmiş; 9 Eylül 1922’de İzmir’in kurtarılmasıyla Türk toprakları Yunan işgalinden kurtulmuştu.

30 Ağustos Zaferini kavramayan bir zihnin, 19 Mayıs’ı, 19 Mayıs’ı kavramayan bir zihnin 23 Nisan’ı, 23 Nisan’ı kavramayan bir zihnin de 29 Ekim’i kavraması mümkün değildir.

Halkın genelini ilgilendiren bir bayram olmadığını iddia eden, “O zaman ormancılık gününde de tatil yapalım” diyen bir Belediye Başkanının 30 Ağustos Zaferinin anlamını kavradığından bahsedilebilir mi?

30 Ağustos, sembolik olarak ülke topraklarının geri alındığı, işgalden kurtarıldığı günü temsil eder. “Keşke Yunan galip gelseydi” diyen, Atatürk ve Kurtuluş Savaşı hakkında defalarca çirkin sözler sarf eden çakma tarihçi Mısıroğlu’na, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Ali Erbaş, başka gün yokmuş gibi 9 Kasım’da “geçmiş oldun” ziyaretine gidiyor. Bu ziyaret, normal bir hasta ziyareti olarak görülebilir mi? Bu anlayışı benimseyenler 30 Ağustos’u kavrayabilir mi?

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, önceki akşam Halk TV’de gündeme dair açıklamaları sırasında, “AK Parti’nin Atatürk’e dair bir tutumu var. Çok şeyden geri adım attılar ama milli bayramlara dair tutarlı bir rahatsızlıkları var. AK Parti vesayet kavgaları vere vere bugünlere geldi. Askeri vesayet vardı, yargı vesayeti vardı ama o gün bile atanmışlar siyasetçilere cevap verme cüretinde bulunamazlardı. İletişim Başkanlığı, Cumhurbaşkanlığı’nın stratejisine dair görev yapabilir. Ama kendisi siyasetçi değildir. Dolayısıyla bu yeni bir vesayetin altının çizilmesi anlamına gelir. AK Parti’yi yönetenler en başından beri Atatürk’ün karşısına önce Abdülhamid Han konuldu. Cumhuriyetin karşısına Osmanlı konuldu. Şimdi de Alpaslan konuldu. Atatürk, Osmanlı Abdülhamid Han ve Alpaslan bizim” dedi.

Türk Aynştaynı olarak anılan Oktay Sinanoğlu, Tayyare Kültür Merkezindeki konferansında, “Türk Milletinin iki önemli değeri birbiriyle dövüştürülmek isteniyor. Bunlardan biri Gazi Mustafa Kemal Atatürk, diğeri de Abdülhamid Han. Her ikisi de farklı guruplar arasında öne çıkarılmaya, birini seven diğerinden soğutulmaya çalışılıyor. Bu çok yanlış ve tehlikeli bir yaklaşım” demişti. Kendisine Allah’tan rahmetle diliyorum.

 

 

İYİ Parti Osmangazi İlçe Başkanı Dr. Mehmet Hasanoğlu, 20 Ağustos ’ta Valilik Makamına yazdığı dilekçede 30 Ağustos Pazar günü Tophanede bulunan Osmangazi Türbesinden başlayıp Atatürk Caddesini takip ederek, heykelde bulunan Atatürk anıtı önünde bir basın açıklaması yapmak istediklerini belirtmiştir.

Valilik bu talebi 11.08.2020 tarihli ve 111 sayılı İl Hıfzıssıhha Kurul Kararının 4. maddesini gerekçe göstererek kabul etmemiş, geri çevirmiştir.

Tarih boyunca Türk Milletine hizmet etmiş büyük değerleri ve milli günleri birbiriyle yarıştırmaya, birbiriyle dövüştürmeye çalışmanın kimseye bir faydası olmaz. Bu tür yaklaşımlar bu millete ve bu ülkeye yapılacak en büyük kötülük, en büyük hainliktir. Milli Bayramlara gerekli hassasiyeti göstermeyenlerin millilikten bahsetmesi inandırıcı olmaz.

Milli kimlik, bir milletin kendine özgü düşünüş, yaşayış biçimi, dil, töre, gelenekleri, toplumsal değer yargıları ve kuralları ile oluşan özellikler bütünüdür. Milli değerlerde ayrıştırma çabalarının milli kimliği zedeleyeceği göz ardı edilemez.

Milli kimliğini koruyamayan milletlerin de varlıklarını sürdüremeyecekleri unutulmamalıdır.

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?