Mehmet YILMAZ
Mehmet YILMAZ
mehmetyilmaz@kentgazetesi.com
Cezanız Batsın!
  • 0
  • 03 Temmuz 2020 Cuma
  • +
  • -

 

Zamanlaması açısından ülke gündemine oturan tartışmaların ardında, Liselere Giriş Sınavında (LGS)  yaşanan olumsuzlukların gölgesinde, geçtiğimiz hafta sonu Yükseköğretim Kurumlar Sınavı da  (YKS) yapıldı.

Her sınavda olduğu gibi bu sınavda da bazı ilginç olaylara şahit olduk. Son saniyelerde okula koşarak yetişenler, yanlış okula gidenler, kimliğini kaybedenler, hasta olanlar…

Yanlış okula giden öğrenciyi, sınava gireceği okula polis memuru motosikletiyle yetiştiriyor. Kimliğini kaybeden başka bir öğrenciyi yine başka bir polis memuru motosikletiyle önce Nüfus Müdürlüğüne, daha sonra da okuluna yetiştiriyor. COVİD-19 hastası öğrenci sınava gireceği okula ambulansla getiriliyor. Bir velinin tepki göstermesi üzerine, bu öğrencinin salonda tek başına sınava gireceğini belirten sağlık görevlisi, “Ben de anneyim. Senin de çocuğun var. Bu çocuk senin çocuğun olsaydı ne yapardın?” Bu örnekler şüphe yok ki sağduyu sahibi her insanı sevindirdi. Ama bir örnek var ki o yaralayıcıydı. Sınava geç kalma telaşıyla evde çıkan bir kız öğrenci, maskesi olmadığı için durduruluyor. Maskenin çantada olduğunu, çıkarıp takabileceğini söylemesine rağmen 900 TL ceza kesiliyor. Türkiye genelinde tek bir öğrenciye ceza kesiliyor.

Haberlerde izlediğimde bir eğitimci olarak çok üzüldüm. Sınav yolunda öğrenci moralinin bozulmasının doğuracağı sonuçlar göz önüne alınmalıydı? Ceza yazan görevlinin çocuğu olsaydı bu öğrenci acaba kendisi ne düşünürdü? Ceza yazan polis memuruna tepki olarak sosyal medyada aşağıdaki paylaşımı yaptım.

Cezanız batsın!

Her şehrin cadde ve sokaklarında binlerce insan maskesiz dolaşırken,

Dün sınava yetişmek üzere evde maskesiz çıkan BİR ÖĞRENCİYE 900 TL ceza yazarak, daha işin başında hayallerini çalan görevliyi kutlarım!

 

Kaldı ki, Milli Eğitim Bakanı bir televizyon kanalında yaptığı açıklamada, “maske getirmelerine gerek yok, biz maske vereceğiz” demişti. Daha sonra yapılan açıklamalarda da okullarda maske verileceği açıklanmıştı. Buradaki tepkinin sebebi, Bakanın açıklamasına rağmen sadece bir öğrenciye ceza kesilmesi. Tepki düşüncesizliğe, işgüzarlığa…

Yanlış anlaşılmasın, maskesiz dolaşılmasına tölerans gösterilmesinden yana değilim.  Maske, sosyal mesafe ve temizlik konusunda taviz verilmesine hoş bakanlardan değilim. Virüsü başkasına bulaştırmayı cinayete, kendine bulaştırmayı da intihara teşebbüs olarak görüyorum. Bu paylaşım ile ilgili yapılan yorumlardan ikisini sizlerle paylaşmak istiyorum.

 

28 Şubat sürecinde büyük sıkıntılar yaşamış, Emekli Albay İbrahim Meral, zor durumda kalan öğrencilere yapılan yardımları, öğrencileri sınava yetiştirmek için katlanılan zorluklardan, ödenen bedellerden örnekler veriyor ve ekliyor.

“Her kim bu devlete ve bu devleti, maruz kaldığım katsayı zulmü dönemlerinden bu günlere getiren Recep Tayyip Erdoğan’a düşmanlık edip yoluna taş koymaya çalışıyor ve ıslah olmuyor ise, Rabbim onların tuzaklarını başlarına geçirsin.”

 

Değerli dostum, arkadaşlığımız yaklaşık 40 yıl öteye dayanıyor. Beni iyi tanıyanlardan biri olduğunu düşünüyorum. İkimiz de biliriz ki bir yanlışı eleştirmek, yanlışı yapan kişiyle sınırlıdır. Geçmişte 28 Şubat süreci yaşanırken de yanlışları eleştiriyorduk, bu gün de yanlışları eleştireceğiz. Bırakın Cumhurbaşkanımızı, hiçbir vatandaşımıza düşmanca yaklaşmayız. Bizim gibi düşünmedikleri için, bize karşı oldukları için kimseyi düşman olarak görmeyiz.

 

Mehmet Emir’in yorumunu da kelimesine dokunmadan harfi harfine aynen yazıyorum. “Çok basit bir soru soracağım. Her yerde ehliyetsiz araç kullanan bir sürü insan var. Yakalanan cezayı yiyor yakalanmayan araç kullanmaya devam ediyor. Sınav sabahı ehliyetsiz araç kullanarak sınava giden öğrenci yakalansa sınava gidiyor diye işlem yapılmayacak mı? Ceza yazıldığında moralini neden bozdunuz diyebilecek misiniz? Trafikte onlarca ehliyetsiz insan var onları yakalayın mı diyeceksiniz? ALLAH BU ÜLKEYE İKTİDAR PARTİSİNDEN DAHA BİLİNÇLİ MUHALEFET PARTİLERİ NASİP ETSİN. KURU SIKI ATAN MUHALİFLERE MECLİS YÜZÜ GÖSTERMESİN. (AMİN)

 

Biz sınava gireceğimiz zaman akşamdan herseyi hazırlar sabah erkenden kalkar bir daha kontrol ederdik. Ne demekmiş sınava maskesiz gitmek. Koskoca bi sorumsuzluk. Sorsan bir yıl gece gündüz çalışmıştır. Kusura bakmayın sorumluluk sahibi olan bir öğrenci değil bir maske, lastiği kopar yırtılır sökülür diye yanında 3 maske daha götürür. Bunu yapan çocuk değil 18 yaşında artık yetişkin sayılan bir birey. 4 sene sonra öğretmen olacak avukat olacak memur olacak yetişkin bir kişi. İnsan önce kendine değer verecek. Bu arkadasın kendine saygısı yok kendi emeğine (tabi instagramda sabahlamayıp ders çalıştığını düşümürsek) saygısı yok. Kendi hayatını ciddiye almamış.Boşverin bu işleri.”

 

 

Mehmet Emir, herkes ehliyetsiz araç kullanıyor ve bir tek sana, senden başka kimseye ceza kesilmiyor, ne hissederdin? Allah bilincin ne olduğunu sana da kavramayı nasip etsin. Herhalde açıklamalardan haberdar değilsin. Öte yandan insan unutabilir de. Bu eleştirinin konusu istisnai olarak tek bir kişiye ceza kesilmiş olması. Eminim ki konuyu gözden kaçırmışsın. Çok doğru izah etmişsin. “İnsan önce kendine değer verecek.” Evet, insan önce kendine değer verecek. Sadece eleştirmiş olmak için yazmayacak, yazdığının ne olduğunu da bilecek.

Denetimler yeterli değilken, sosyal mesafe, maske ve temizlik kurallarına rivayet edilmezken, bizzat denetlemekle görevli olanlar kurallara uymaz, maske takmazken, denetlemede gerekli ciddiyeti göstermeden, denetliyormuş gibi yaparak vatandaşın canını yakanların cezası batsın!

 

 

 

 

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?