Mehmet YILMAZ
Mehmet YILMAZ
mehmetyilmaz@kentgazetesi.com
Coğrafya Kaderdir!
  • 0
  • 24 Haziran 2020 Çarşamba
  • +
  • -

 

Bursa’da daha önce bir benzeri görülmeyen felakete şahit olduk. 5 kişinin hayatına mal oldu. Bir genç kızımız da kayıp. 5 ilçe ve 43 köyde hasara yol açtı. Binlerce dekar ekili tarım arazisi sular altında kalarak büyük zarar gördü.

En büyük tahribat Kestel’in Dudaklı köyünde yaşandı. Sel suları dağlardan sürüklediği kaya parçalarıyla köyü savaş alanına çevirdi. Köyde hasar görmedik ev kalmadı. Sular önüne kattığı her şeyi sürükledi. Otomobiller, traktörler ve ev eşyaları sel sularıyla sürüklenerek balçık altında kaldı.

Yaşananlar, yıllardan beri, ihmal edilen ormanların, katledilen ağaçların, tahrip edilen doğanın, ıslah edilmeyen derelerin insanoğlundan intikamını alır gibiydi. Doğal yasalara başkaldıran insanoğluna, doğanın attığı bir tokat gibiydi. Çok ağır oldu.

“Biz, kazaya, kadere iman etmiş insanlarız. Dolayısıyla biliyoruz ki kaza ve kader Allah’tandır.” Evet, kaza ve kadere inanmak imanın şartlarındandır, inanırız. Ya tedbirlere? Alınan, alınacak olan tedbirlere de inanmak istiyoruz. Geliyorum denen tehlikenin önceden sezilmesini istiyoruz. Afat yaşandıktan sonra kurtarma çabaları, yapılacak yardımlar, verilecek taziyeler yerine perşembenin gelişinin çarşambadan fark edilmesini, tedbirlerin zamanında alınmasını istiyoruz.

Sayın Cumhurbaşkanı, “tabii bize düşen şüphesiz ki tedbirdir ama bazen tabii ki bu kazalar, tedbiri de aşıyor. Onun için bu kaybettiğimiz kardeşlerimizin tüm ailelerine Allah’tan sabırlar diliyorum” diyor.

2016 yılında dönemin AKP’li Belediye Başkanı Recep Altepe’nin, sel felaketine neden olan Mandıras Deresi ile ilgili ıslah çalışmalarında sona geldiklerini duyurmuş ve bölgede artık bir sel tehlikesinin kalmadığını söylemişti.

Dönemin Kestel Belediye Başkanı Yener Acar’ın da aynı tarihte “Bu tehlike artık tamamen ortadan kalkmış oluyor” dediği ve ıslah çalışmalarından dolayı Altepe’ye teşekkür etmişti.

MHP Büyükşehir Belediye Meclis Başkanvekili Mustafa Engin Kargılı, dün afet bölgesinde yaptığı açıklamada, “Narlıdere mahallemizde 2017-2018 yıllarında, Narlıdere şelalesinin altındaki dere yatağındaki setlerin yenilenmesi kararı alınmış ise de ancak maddi imkansızlıklardan dolayı yapılamayacağı dönemin muhtarına iletilmiş. Bu bizi ziyadesiyle üzmüştür. Bu bölgenin bir an önce ıslahının yapılması temennimizdir” dedi.

“Coğrafya kaderdir” diyor İbn-i Haldun. Bizler de kadere inanıyorsak eğer, aklımızı kullanarak bulunduğumuz coğrafyada “doğal yasalar” ile savaşmak yerine, uyum içerisinde yaşamamız gerektiğini bilip, ona göre bir tutum geliştirmemiz gerekir.

Erozyon oluşumuna yol açacak şekilde ağaçları keserek yeşil alanları yok etme doğal yasalara karşı bir başkaldırıdır. Ekolojik dengeyi bozma girişimleri, doğal yasalara karşı bir başkaldırıdır. Doğal yasalar, beşeri yasalara benzemezler. Doğal yasalara başkaldırdığınızda, kaybedersiniz.

COVİD-19 salgınına karşı bütün dünya birleşti. Doğal hayatın tahrip edilmesinin zararları ve korunmasının önemi herkes tarafından kabul gördü. Sağlıklı gıda üretiminin önemi her zamankinden daha fazla hissedilmeye başladı. Bu süreçte insanların eve kapanmasıyla, insan kaynaklı kirlenmenin azaldığı, ozon tabakasındaki deliklerin onarıldığı, dünyanın kendini onarmaya başladığı görüldü.

Umarım, Yenişehir Kirazlıyayla’da devam eden “Çinko-Kurşun-Bakır Zenginleştirme (Flotasyon) tesisi ve Atık Barajı” inşaatı ısrarı bu afat vesileyle bir daha düşünülür.  Önceliklerimiz bir daha gözden geçirilir. Ülkemiz ve insanlarımızın geleceği mi, yandaş kazandırmak mı?

Umarım, doğal yasalarla kavga etmek yerine uzlaşma anlayışı hakim olur. Küresel salgına karşı bütün dünyanın işbirliği içerisine girdiği günümüzde bizi yönetenler de dışlamak yerine iş birliğini seçer. Zor görünüyor ama umarım artık çatışma yerine uzlaşma kültürü egemen olur.

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?