Mehmet YILMAZ
Mehmet YILMAZ
mehmetyilmaz@kentgazetesi.com
“Hesabi Değil Hasbi Olmak!”
  • 0
  • 29 Mayıs 2020 Cuma
  • +
  • -

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bayramlaşmak için telekonferansla İl başkanlarına seslendi. Milletin desteğinin yanlarında olması için “hesabi değil hasbi bir şekilde çalışma” çağrısı yaptı.

Eğitimden adalete, sağlıktan güvenliğe, demiryolundan otoyollarının uzatılmasına, Marmaray, Osmangazi Köprüsü, toplu konut gibi projeleri ve atılan adımları sıralayan Cumhurbaşkanı, “Ak Parti’nin kazandırdıklarını anlatmalıyız” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeniden Ak Parti Genel Başkanı olacağı 21 Mayıs 2017 kongresi öncesi de “hesabi değil hasbi (gönüllü hizmetkâr) olacağız” demişti. Hasbi sözlük anlamı itibarıyla gönüllü olarak karşılık beklemeden yapılan demektir. Bu durumda ikinci kez tekrar edildiğine göre demek ki şimdiye kadar “hasbi” davranılmamış.

Erdoğan yeniden Ak Parti Genel Başkanı olduğunda, seçilmiş Belediye Başkanlarını istifaya zorlamış, Bazı başkanlar da tehdit aldıklarını söyleyerek istifa etmişlerdi. Suç işlemişlerse neden haklarında yargı yoluna gidilmedi? Herhangi bir yolsuzluğa bulaşmadılarsa neden durup dururken görevlerinden istifa ettirildiler?

31 Mart yerel seçimleri öncesi, “karşılık beklemeden çalışan, vatandaş ile gönül köprüleri kuran isimler göreve gelecek. Erdoğan’ın, kongre sonrası 2019 yılının Mart ayında yapılacak yerel yönetim seçimlerine odaklanacağı, güçlü bir aday kadrosu ile yarışa gireceği belirtiliyor. İkinci adım ‘hasbi çalışma’ olacak. Hükümet ve parti yaptığı icraatlar, belediyelerin hizmet anlayışı buna göre şekillenecek. İnsanlara dokunan, kucaklayan hizmetlere odaklanılacak” demişti. Peki, öyle oldu mu?

Gerek 24 Haziran Milletvekili Seçimlerinde, gerek, 31 Mart Yerel Seçimlerde ve gerekse 23 Haziran İstanbul Belediye Başkanlığı Seçiminde söylenen sözleri ve izlenen yolu hep birlikte gördük. İnsan düşünmeden edemiyor, ya hasbi davranılmasaydı ne olurdu?

6,8’lik Elazığ depremi sonrası, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum ile Elazığ Valisi Çetin Oktay Kaldırım ortak basın açıklaması düzenledi. Basın toplantısında Vali Kaldırım’ın Bakan Soylu’ya, “Kamuoyunda da algı çok iyi şu anda” sözleri mikrofonlara ve kameralara yansıdı. Vali beyin bu açıklamaları “hasbi mi, hesabi mi” olduğunu kanıtlıyor sanırım.

“Hesabi değil hasbi olacağız” deniyor. Şimdi soruyorum, Belediye başkanlarının istifaya zorlanması ve görevden el çektirilmesi hesabi mi, hasbi miydi?

Hükümetten bir gün önce yardım kampanyası başlatan, yasal hakları olmasına rağmen, Millet İttifakı Belediyelerinin hesaplarına el koyarken, “devlet içinde devlet olmaz” sözü, buna karşılık Ak Partili Belediye Başkanlarına herhangi bir kısıtlama getirmemek,  hesabi mi, hasbi mi?

Sorumluluğunuzda olan bir görevi yapmayı meziyetmiş gibi, lütufmuş gibi her gün ekranlarda, ballandıra ballandıra anlatmak hasbi mi hesabi mi?

Yarım gün ödeneği adı altında yandaş şirketlere aktarılan paralar ve bu şirketler kendi çalışanlarının tam gün çalıştırıp yarım maaş ödeyerek çalışanlarını sömürmeleri hesabi mi hasbi mi?

Bayramda sokağa çıkma yasağı varken devlet tarafından yaptırılan otoyol ve köprülerin ücretsiz, yandaş iş adamlarına yap işlet devret modeliyle yaptırılan köprü ve otoyolların ücretli olması hasbi mi, hesabi mi?

Kendi vatandaşına maske dağıtamamışken, ihtiyaçları karşılanamamışken, sadece 5,5 milyon aileye üç ayda 1000 TL destek verilebilmişken, evine ekmek götüremeyenler varken, 82 ülkeye tıbbi yardım dağıtmak ve bunu her gün ekranlarda duyurmak hesabi mi hasbi mi?

Şehirlerin kalbine hançer gibi saplanan gökdelenler, rant uğruna yok edilen yeşil alanlar, Kazdağlarında, Uzungölde, Dipsiz Gölde, Salda Gölünde, Yenişehir Kirazlıyayla’da kesilen ağaçlar ve tahrip edilen doğal kaynaklar, hesabi düşüncenin mi, hasbi düşüncenin mi eseri?

Çay TV canlı yayınında Rize Valisi Kemal Çeber, gönderdiği mesajla Ak Parti Rize İl Başkanı İshak Alim’den kendisini umreye göndermesini istedi. Vali mesajında “Sayın Başkanımızdan artık pandemi bittikten sonra bir hediye bekliyorum. Mesela Umre seyahati olabilir. Rizeliler de şahit olsun. Özellikle bu ortamda konuşmak istedim” diyor.

Valinin bu isteğine Ak Parti İl Başkanı da, “tamam olur, sayın valimizin de bizi ağırlama sözü vardı” diyor. Merak ediyorum Vali bey ile İl Başkanının karşılıklı talepleri hesabi mi hasbi mi?

 

Hasbi olmak samimiyet ister, içten hesapsız sevgi ister, hoşgörü ister. Hasbi olmak, niyetlerimizin iyilik, doğruluk ve güzellikler üzerine oturtulması demektir. Kişisel bütünlük olmadan, öncelikler yerli yerine oturtulmadan, her eylem bir hesaba yönelik atıldığında hasbi olunur mu?

 

 

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?