Mehmet YILMAZ
Mehmet YILMAZ
mehmetyilmaz@kentgazetesi.com
Odaklandığın Yerde Kalırsın!
  • 0
  • 21 Aralık 2019 Cumartesi
  • +
  • -

Hedefin büyük olduğundan küçük işlerle, küçük ayrıntılarla uğraşamazsın. Böyle bir lüksün yok! Hiçbir önemi olmayan küçük ayrıntılarla fazla takıldığında, büyük hedefler asla ve asla ulaşamazsın!

Küçük ayrıntılar büyük hedefleri önündeki en görünür engellerdir! Dikkate alınmasıdahi önem arz etmeyen, fakat bir o kadar da acil görünen küçük işler insanın zamanını ve enerjisinin çalar, daha önemli işlere ayak bağı olur.

Başarı, başkalarıyla kurduğumuzilişkide gizlidir!Başarı isteyen organizasyonlar, ister aile olsun, ister ticari işletme, dernek, sendika veya siyasi parti, hiç fark etmez. Çevremizle iyi ilişkiler kurmak ve iş birliği yapmak mecburiyeti vardır. Bunun yolu çevremizdekilerin kendilerini yanımızda önemli hissetmelerini sağlamaktır. Unutmayalım, içten içe önemsemediğimiz bir insanın kendisini yanımızda değerli hissetmesi mümkün değildir.

Gelişimde sürekliliği ve buna bağlı olarak da büyümeyi hedefleyen organizasyonlar, nasıl bir yol izlemesi gerektiğini iyi hesaplamalı, stratejilerini ona göre belirlemelidir. Bir ticari işletme, dernek veya siyasi partinin büyüme stratejisi aynı olmaz. Bununla birlikte tamamının başarıdaki ortak noktası insan yaklaşımdır.“Sizinle aynı yöne giden birine yardım ederseniz, siz de hedefinize daha kolay ulaşırsınız!”

Bir an düşünmenizi istiyorum. İçinde bulunduğunuz yapı içerisinde insanları farklı statülere yerleştirdiniz. Haliyle buna bağlı olarak her birine farklı bir rol tanımlamış olursunuz. Bu insandan beklentileriniz de doğal olarak tanımladığınız role uygun olacaktır. Soru şu; çalışkan, iyi, dürüst, işbirliğine uygun, takım oyuncusu… Tanımına uyan insan sizde nasıl bir duygu oluşturur? Bu tanıma uyan kişinin hangi yönlerine odaklanmış olursunuz? Onda neyi görürsünüz? İlişkileriniz beklentileriniz yönünde gelişir mi? Organizasyonunuza faydalı olur mu? Bir de tam tersini düşünelim. Yaramaz, ahlaksız, dedikoducu, bozguncu, fitne-fesat… Tanımına uyan insan sizde nasıl bir duygu oluşturur? Bu tanıma uyan kişinin hangi yönlerine odaklanmış olursunuz? Onda neyi görürsünüz? İlişkileriniz beklentileriniz yönünde gelişir mi? Organizasyonunuza zararı ne olur?

Neye odaklanırsanız ona takılır, onu açığa çıkarır ve onu görürsünüz!

Gelişerek yoluna devam etmek isteyen organizasyonlarda taşlar yerli yerine oturtulmalıdır. Taşlar yerli yerine konmadığında duvar sağlam yükselmez. Temel taşının yerine köşe taşını, köşe taşının yerine de düz duvar taşını koyamazsınız. Elinizdeki taşların ne kadar kaliteli olursa olsun, her birini yerli yerine koyamıyorsanız düzgün duvar öremezsiniz. Taşları yerli yerine koyarak belki düzgün duvar örebilirsiniz ama bu duvarın sağlam olduğunu iddia edemezsiniz. Düzgün duvarın sağlam olabilmesi, taşların birbirini iyi tutmasına, bunun için de taşlar arasına konan yapıştırıcının kalitesinin iyi olması gerekir. Duvarın sağlamlığını taşlar arasına konan harç içerisindeki çimentonun kalitesine ve oranı belirler. İş organizasyonlara geldiğinde burada yapıştırıcı,“ahlak, adalet, sevgi, saygı, güven ve tutarlılıktır!”Her biri yerli yerinde olmalıdır. Siz ne kadar güven veriyorsunuz?

Toplumları bir yazılı bir de yazılı olmayan kuralları vardır. Yazılı olmayan kurallar “doğal yasalar” gibidir. Siz bilmeseniz de onlar vardır ve ilişkilerinizde oradadır! Bir kurumun bünyesindeki insanlara bu yazılı olmayan kuralları öğretmedikten sonra yazılı kuralları öğretmenin çok fazla önemi yoktur.

Türk Milletinin temel değerlerinin egemen olduğunun iddia edildiği bir yapıda Türk Kültürünün dinamiklerinden haberdar değilseniz, burada bir şey yapmanız mümkün değildir. Böyle bir ortamda doku uyuşmazlığı olur. Doku uyuşmazlığının olduğu bir ortamda organların birbiriyle uyumlu çalışmasından bahsedilemezsiniz.Organizasyonlarda vücut gibidir her şey yerli yerinde olmalıdır.

Bir insanın zihinsel yapısı düşünce tarzı ve bilinçaltında nelerin yattığını öğrenmek istiyorsanız sözlerine kulak verin. Ne konuştuğunu, nasıl konuştuğunu iyi takip edin, kelimelerin izini sürünse eninde sonunda sizi belli bir noktaya götürecektir. Hiçbir zihin içerisinde barındırmadığı ve odaklanmadığı bir konuyu sürekli gündeme getirmez. Kaynakta akan su, geçtiği havzada olmayan minerali yapısında bulundurmaz! Siz bir mağazada bulunmayan şeyin bu mağazada olanlar listesinde olduğunu gördünüz mü?

Envanterde olmayan ürünün listede, satılması düşünülmeyen bir ürünün vitrine konduğunu gördünüz mü? Aslında insan bilinçaltında ne varsa konuşmaları sırasında hangi konu olursa olsun, hangi tür kelimeleri kullanıyorsa o kelimelerin tamamı üzerinde olaya bütünsel yaklaştığınızda, ayırmadan belli bir noktaya inmeden, resmin tamamına, yani büyük resme baktığınızda, büyük resim içerisindeki yerini görebilirsiniz. Bu insanın odağında sadece düşündüğü konu olduğu için, bilinçaltına oturduğu için başka bir şey konuşmasını bekleyemezsiniz. Kelimelerin izini sürüp konuyu dikkatli takip ederseniz eninde sonunda bilinçaltında ne düşündüğünü, ne anlatmak istediğini, nereye varmak istediğini fark edersiniz. Yeterki kelimelerinizin sürün, dikkatli dinleyin, odaklan. O zaman söylenmeyenleri de duyar, anlatılmayanları görürsünüz.

“Söylediklerine dikkat et; düşüncelere dönüşür. Düşüncelerine dikkat et; duygularına dönüşür. Duygularına dikkat et; davranışlarına dönüşür. Davranışlarına dikkat et; alışkanlıklarına dönüşür. Alışkanlıklarına dikkat et; değerlerine dönüşür. Değerlerine dikkat et; karakterine dönüşür. Karakterine dikkat et; kaderine dönüşür.”

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?