Mehmet YILMAZ
Mehmet YILMAZ
mehmetyilmaz@kentgazetesi.com
Rolün Hakkını Veriyor muyuz?
  • 0
  • 20 Aralık 2019 Cuma
  • +
  • -

İlkel atalarımızın toplu halde yaşamaya başladığı andan günümüze kadar geçen süreçte, insanlar arasında ilişkileri belirleyen bir hiyerarşi hep var olmuştur. Bu hiyerarşik yapı içerisinde zamanın ruhuna uygun statü ve roller belirlenmiş, insan ilişkilerinde bu rollere uygun davranışlar beklenmiştir.

İnsan, doğumdan ölüme uzanan yolda her an bir değişim içerisindedir. Bu değişim biyolojik, fizyolojik, ruhsal ve düşünce gibi birçok yönde devam etmektedir. Buna bağlı olarak dünyaya bakış açımız, algımız ve sonuç olarak da değer yargılarımız değişmektedir. Bu yüzdendir ki, Yaşadığımız sosyal toplum içerisinde her zaman birden fazla rol ve statüye sahibiz. Dünyaya gözlerimizi açtığımızda bebek, biraz geliştiğimizde çocuk, kardeşimiz olduğunda abla-ağabey, öğrenci, ergen, genç, evlendiğimizde eş, damat, gelin, yenge enişte, çocuğumuz olduğunda anne-baba-dede…

Statü ve rollerimiz bunlarla sınırlı değil. İş hayatı veya sosyal hayatın diğer alanlarının tamamında farklı statülerimiz ve buna bağlı olarak da rollerimiz vardır. Çevremizde iletişim içerisinde olduğumuz her bireyin bizden beklentileri farklıdır. Bu beklentileri yerine getirdiğimiz oranda ilişkilerimizi beslemiş, getirmediğimiz oranda da yıpratmış oluruz. Buna sürekli duygusal banka hesaplarına yatırma-çekme de diyebiliriz

İnsan; geçmişi, şimdisi ve gelecek beklentilerinin toplamıdır!

Düşüncelerimiz, değerlerimiz, dünyaya bakış açımız ve dünyayı algılama biçimimiz içinde yetiştiğimiz kültürün eseridir.İnsanı insan yapan, çevresidir.Statü ve rollerimiz de içinde yetiştiğimiz kültürün yanı sıra, ekonomik yapımız, eğitim durumumuz, dini inancımız ve biyolojik özelliklerimiz tarafından belirlenir.

Statümüz ister doğuştan gelsin, isterse kazanılmış, ne olursa olsun insan, rolde üzerine düşeni yapmalı. En küçük organizasyon olan aileden tutun da en büyük organizasyon olan devlete kadar, statü ve statüye uygun roller hakkıyla oynanmalıdır. Role uygun beklentiler yerine getirilmediğinde, rolün hakkı verilmediğinde, ne tür bir ilişki içerisinde olursanız olun, ilişki yıpranmaya başlar. İlk anda fark edilmez belki, ancak erinde sonunda bozulma başlar ve anlaşıldığında çok geç olabilir. İlişkiyi beslemenin ve geliştirmenin tek yolu, rolün hakkını vermek, beklentilere odaklandığımız kadar sorumluluklarımızın da farkına varıp, yerine getirmektir.

 Toplumda statü ve buna bağlı olarak, rollerimizin birden çok fazla olduğu asla unutulmamalıdır.Bulunduğumuz her ortamda, başımızdaki şapka rolümüze uygunolmalıdır. Evlatlarımızın yanında ebeveyn şapkasının olmasından daha doğal ne olabilir? Ama kardeşlerimiz, akrabalarımız ya da arkadaşlarımızın yanında bu şapkayı takamayız. Anne-babamızın, öğretmenlerimizin, iş ilişkisi içerisinde olduğumuz insanların yanında bu şapkayı takamayız. Bulunduğumuz her ortamda statümüz ve rolümüz farklıdır.

İlişkilerde menfaate dayalı beklenti varsa tavır ve davranışlar kaçınılmaz olarak o yöne evrilir. Davranış da beklentiler doğrultusunda yön bulur.  İnsan ilişkileri tek taraflı çıkara dayalı devam edemez. Bir tarafın çıkarınaysa, kaçınılmaz olarak diğerinin de kaybına yol açar. Dolayısıyla bu tür ilişkiler her haliyle çöker.

Statü ve rollere göre karşımızdakinin ne beklediğini bilmediğimiz de ya da bizim beklentilerimiz karşımızdaki tarafında bilinmediğinde kargaşa ortaya çıkar. Bilinmeyen beklentilerin karşılanmasının kolay olduğu düşünülemez. Beklentilerimiz bir görev olarak bilinmiyor ve bu yüzden yerine getirilmiyorsa burada bir sıkıntı olmayabilir. Kültürel farklılıklardan dolayı beklentilerin farkında değilse tepkimiz daha yumuşak olur.

Görev olarak biliniyor ve de kasti olarak yerine getirilmiyorsa bu bir tepkinin sonucu olabilir.  Bu tepkinin sebeplerini de araştırmak gerekir.

Beklentilerinizin karşılanmaması durumunda en şiddetli tepki vermemizin nedeni önemsenmediğimiz duygusunun biz de yarattığı tahribattır. Bu yüzden karşımızdaki tarafından gerçekten önemsenmiyor muyuz, yoksa karşımızdaki bizi nasıl önemli hissettireceğini bilmiyor mu?  Bunun da bilinmesi gerekir. Bilmiyorsa burada bir sıkıntı ortaya çıkabilir.

Statü ve rollerimiz ne olursa olsun beklentiler tek taraflı olmamalı ve beklentiler her iki taraf açısından da bilmelidir.  Özellikle problemler, karşımızdakinin bizden ne istediğini bilmediğimizde, anlamadığımızda ortaya çıkar. Bunun için karşımızdakinin kişilik özellikleri ile iletişimde kullandığı ‘sevgi dili’ kalıplarının da bilmemiz gerekir.

Unutmayalım,aptallar aynı şeyleri yaparak farklı sonuç beklerler!

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?