Z. Seven RAZGIRAT
Z. Seven RAZGIRAT
zseven@kentgazetesi.com
En Büyük Gücümüz
  • 0
  • 03 Mayıs 2020 Pazar
  • +
  • -

 

Güç, güçlü olmak denince genelde insanların aklına ya fiziksel olarak diğer insanlara göre kuvvetli olmak ya da çevre, etkinlik, konum açısından kudretli olmak geliyor. Oysa bize algı olarak dayatılan bu tanımların hiç biri tam olarak insanın asıl gücünü göstermiyor.

Kelime anlamı yetiştirmek, çoğaltmak, ortaya çıkartmak, oluşturmak ve yaratmak olan bir güç bu…

İnsanın en büyük gücü üretebilmek…

Hayatın tüm akışını etkileyen, neyin nasıl oluşacağını belirleyen insanın üretebilme gücü…  Şimdi gücümüzü nasıl kullandığımız üzerine biraz düşünelim.

Yaşamımıza devam edebilmek için ürünler üretiyoruz. Üretebilmek için toprağa, suya ve tohuma ihtiyaç duyuyoruz. Büyük emekler verilerek üretilen ve insanın ana yaşam kaynağı olan ürünlere tüketim noktasında verdiğimiz değer ve özen ise kendi tercihimiz. Önümüze gelen her bir ürün üzerine verilen emek düşünülse bu gücümüzün israfı söz konusu olmazdı.

Doğanın muazzam işleyişinde bir koyun sürüsü, temiz bir toprakla hem kendini besler; hem de çobanı, köpeği, kurdu da…

Hayatımızı kolaylaştırmak için çeşitli makinalar üretiyoruz. Muhteşem bir hızla gelişen teknoloji ile hayatlarımıza kolaylık sağladığına inandığımız makinalar üretiyoruz. Bir zamanlar bunları ellerimizle yapardık dediğimiz birçok işi artık makinalar bizler için yapıyor. Hayatımız hızlanıyor ve bir anlamda kolaylaşıyor. Böyle bir durumda kendimize fazladan zamanımızın kalması ve bu artan zamanımızda yenilikler üretiyor olmamız gerekiyor. O zaman neden sürekli hiçbir şeyin yetişmemesinden yakınıyoruz dersiniz.

Fikirler üretiyoruz. İnsanın düşünebiliyor olmasından kaynaklanan becerisi… Üretilen fikirleri benimsemek ya da konu hakkında bilgi sahibi olup onları değerlendirerek kendi fikirlerini üretmek kişinin kendisine kalmış bir tercih. Tabi ki önüne hazır sunulmuş bir düşünceyi olduğu gibi kabul ederek hayatına devam etmek kolay yol. Tüm insanlık bu yoldan gidiyor olsaydı ortaya hiçbir eser de çıkmazdı.

Diğer canlılardan en büyük farkı düşünebilmek olan insanoğlunun bu farklılığını kullanmıyor olması da ayrı bir düşünce konusu…

Sevgi üretiyoruz. Gerçek sevgi; üretmeyi, çoğaltmayı, saygıyı, iletişimi ve anlayışı içinde barındırır. Gerçek ve karşılıksız sevgiyi hisseden insan olumlu, üretken ve dirençli olur. Aynı şekilde karşılıksız seven insan da bencillik, kıskançlık gibi tüm olumsuz duygulardan uzaklaşmış ve kendini hayatta daha güçlü hisseder hale gelmiş olacaktır. Bir toplum sevgi üretemiyorsa sağlıklı olması beklenemez…

Yeni nesiller üretiyoruz. Mustafa Kemal Atatürk’ün “Çalışmadan, yorulmadan ve üretmeden, rahat yaşamak isteyen toplumlar; evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini daha sonra da istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkûmdurlar.”  sözü yeni nesillerin nasıl bir bilinç ile büyümesi gerektiğine muhteşem bir yol göstericidir.

Hiçbir şey üretmeyen, tamamen üretilenleri tüketmeye odaklanmış bir nesil üretmek bizim elimizde. Herhangi bir şey üretmekten uzaklaştırılmış, sadece kendisi için üretilenleri tüketmek kolaylığına alışmış yeni nesillerden nasıl bir dünya geleceği ortaya çıkacağını düşünmemiz gerekiyor. Üretmek kutsaldır…

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?