Zafer Akkaya
Zafer Akkaya
zaferak26@gmail.com
Libya ve Ortadoğu ekseninde Türkiye
  • 0
  • 12 Ekim 2020 Pazartesi
  • +
  • -

 

Değerli Kent Gazetesi okurları bundan böyle her hafta dış politika’daki önemli gelişmeleri sizler için ele alacağım.

Türk kamuoyu yaklaşık 15 gündür Ermenistan’ın Dağlık Karabağ işgaline yoğun mesai harcarken, bölgemizdeki bazı önemli gelişmeler gözden kaçmışa benziyor.

Geçtiğimiz günlerde ABD Savunma Bakanı Libya’daki iç savaştan büyük endişe duyan Tunus-Fas-Cezayir’e ziyaretlerde bulundu. Bölge ülkeleri ile çok önemli Askeri İşbirliği antlaşmaları imzaladı. Bölgede uzun süredir sessizliğini koruyan ABD, sanki Kuzey Afrika Bölgesini Rusya’ya bırakmış izlenimi verirken böyle bir ziyaretin gerçekleşmesi ve ardından ikili antlaşmaların yapılmasıyla, Rusya’nın bölgedeki gücünü zayıflatmak ve Libya’da kalıcı üs elde etmesinin önüne geçilmek istenmiştir.

 

ABD’nin bölgedeki önemli stratejik atakları, Rusya’nın Libya ve komşu ülkelerinde kurduğu yapıyı sarsmışa benziyor.

 

Ulusal Mutabakat hükümeti (UMH) ve Tobruk merkezli temsilciler meclisi başkanı Akila Salih arasında görüşmelerin devam ettiğini hatırlarsak, pazartesi günü taraflar arasında kalıcı bir çözüm ve Libya’daki siyasi istikrarsızlığa son vermek için BM-AB nezdinde liderler arası video konferans yapılacaktır.

 

Bu arada AB’nin muhalif lider Akila Salih’i ambargo listesinden çıkarması ABD-AB-Rusya’nın Akila Salih üzerinde anlaşmış olabileceği ihtimalini artırıyor.

Rusya Gerek Libya’da gerek Ortadoğu’da bundan böyle Kendisinin ortağı olmadığı, çıkarlarının uyuşmadığı hiçbir yapılanmaya izin vermeyeceğe benziyor.

 

Rus Çar’ı 1. Petro’dan bu yana sıcak denizlere inme, Akdeniz üzerinden dünyaya hakim olma siyaseti güden Moskova amacına ulaşmışa benziyor.

2015 yılında Esad rejimi ile imzaladıkları anlaşma gereği Lazkiye’nin güney doğusundaki Hmeymim Hava Üssüne daimi asker yerleştiren Rusya, böylelikle Akdeniz’e inme fırsatı yakaladı.

Böylelikle hem Ortadoğu hem Doğu Akdeniz’deki gelişmelerde artık Rusya’yı daha sık telaffuz edeceğiz gibi görünüyor.

 

***

Bununla birlikte İsrail’in İbrahim Antlaşması ile Körfez ülkelerini yanına çekmesi, Ortadoğu’da keskin ayrışmalara neden olurken Türkiye, İsrail’in geçtiğimiz günlerde gündeme getirdiği Süveyş Kanalına alternatif olacak kanal projesi ile Mısırı yanına çekebilir 2013’den bu yana bozuk olan ilişkilerimizi düzeltme şansı yakalayabilir.

 

Türkiye jeopolitik konumu itibariyle beka mücadelesini çok geniş coğrafyalarda devam ettirmek zorunda olduğu için bölgemizde olan bütün gelişmeleri en ince ayrıntısına kadar takip etmek zorundayız. Türkiye’nin geleceği yalnız ana akım medyasının üstünde durduğu gelişmelerden ibaret olamayacağı gibi Türk kamuoyu bölgesinde oynanan her oyunu ve bu zorlu coğrafyanın muhtevasını iyi anlamak zorundadır.

 

Ermenistan’ın Dağlık Karabağ işgali bizim için ne derece önemliyse Suriye ve Irak’ta atılan her adım o derece önemli çünkü geçtiğimiz günlerde Irak Merkezi Hükümetinin yaptığı açıklamada Bağdat yönetimi ile Irak Kürt Bölgesel yönetimi (IKBY) arasında varılan anlaşma neticesinde, Irak’ın Şengal bölgesindeki PKK gruplarının bölgeden çıkarılması adına anlaşma yaptıklarını duyurdu. Kısa bir süre önce ülkemizi ziyaret eden Neçirvan Barzani ve hükümetimiz tarafından yapılan görüşmede Şengal bölgesindeki PKK yapılanmasına dikkat çekildiği ve konuyla ilgili önlemlerin alınması gerektiği belirtildi.

 

Hükümetimiz aynı hassasiyeti Suriye’nin kuzeyinde kurulması planlanan Bölgesel Kürt Yönetimi için göstermeli ve daha önce Akademik Araştırma Enstitüsü’nde ayrıntılı şekilde ele aldığım bu konu üzerine azami önem verilmelidir.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?